31 Ocak 2018 Çarşamba

Ot Dergisi 5 Yaşında


Zamanım vardı, markete girdim. En azından dergilere bakarım diye düşündüm. Ne de olsa ay sonuydu, yeni ayın dergileri gelmeye başlamış olmalıydı. Süreli yayınlara sürekli bakan biri olarak gözüm birçoğuna aşina. Yaygın bulunan dergilerin kapak tasarımlarının nasıl olduğunu genellikle biliyorum. Hatta dergilerin özgürce mi, yoksa poşetlenerek mi satıldığını da kestirebilirim. Bir dakika. Şu, OT dergisi değil mi? Neden poşetlemişler ki? Çok alınan dergilerden biri, acaba almayıp rafta okuyanlar mı çoğaldı? Dur dur, şurada bir şey yazıyor:
- OT | 5. Yıl. Birlikte nice yıllara... 
 
Zaman çok hızlı geçiyor. Ne ara beş yıl olmuş!


Son beş-on yılda bir dergicilik furyası aldı başını gidiyor. Selam verip kaybolan çok sayıda dergi olduğunu düşünüyorum. Bir zamanlar gördüğüm dergilerin pek çoğu bugün sanki yok. (Bunun üzerine biraz araştırma yapmalıyım.) OT dergisi, bu dergicilik işlerinin sıkı tutunanlarından ve de tutulanlarından biri oldu. Sadece dergi olarak kalmadı, bu işten bir de kafe çıktı. Hatta "Otlak" adında kendinden bir dergi daha türedi. Bu sektörde böyle büyümek kolay değil; ama "maksat yeşillik olsun" diyerek epey bir büyüdüler.


İki insanın bir araya gelip iletişim kurabilmesi bu kadar zorken bunca insanın yazı ve çizileriyle bir dergi ortaya çıkarabilmeleri, üstelik bunu günümüz koşullarında (tüketim çılgınlığı, sanal dünyanın olanakları vb.) beş yıl boyunca sürdürebilmeleri alkışlanması gereken bir durum. Elbette bu tür dergilerin içerikleri ve yazarların popülerliğinin satış ile marka değerine etkileri tartışılabilir; ama şu an zaten bu ikisinden söz etmiyorum. 


Bir derginin ilk sayısı çok heyecanlıdır. Bir yola girilmiştir ve gelecekte ne olacağı tam anlamıyla bir bilinmezdir. Bu nedenle dergilerin ilk sayılarını severim. "Üretme hevesi" saygı duyduğum hislerdendir. "Bir dergi kuralım." hayalinin böyle basılı bir "şey" olabildiği o an, yani "ilk sayı" bir doğumdur. Tabii ki bir dergi için ilk sayı (o kadar olmasa da takip eden her sayı) mutluluk anıdır. Başlangıç sayısı kadar heyecanlandıran sayılarsa yıl dönümü sayılarıdır. Özellikle 5, 10, 20 gibi dönemeçler. Merkette ne zaman böyle sayılar görsem almaya çalışırım. Mesela bu yazıyı yazmadan önce ATLAS'ın 20. yıl sayısına göz gezdirdim:)


OT dergisi, beşinci yaşını kutladığı Şubat 2018-60. sayısının kapağından "Ayırmasın Mevla'm Bizi Ömür Boyunca" diye sesleniyor. Üstünde Tomris Uyar ve Turgut Uyar resimlemeleri ile "Bir bozuk saattir yüreğim / hep sende durur" dizelerinin yer aldığı bir not defterini armağan eden OT dergisi okuyucunun kendi ayıracağı beşli bir ayraç seti de veriyor. Bu ayraçların üzerinde Küçük Prens, Nazım Hikmet, Ahmet Kaya ve Franz Kafka resimlemeleri var. Son olarak posterlerden bahsedeyim. Arkalı önlü iki parçadan oluşan posterlerde Barış Manço, Cem Karaca, Tezer Özlü ve Yaşar Kemal resimlemeleri bulunuyor. 

Ot dergisi 5 yaşında. Onuncu yaş sayısını alabilmeyi de dilerim.

Neşeli sevgilerle.
İçimdeki sahaf aktardı.

18 yorum:

  1. bir sayısını bile okumak nasip olmadı. en kısa zamanda edinmeliyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tanışmak için beşinci yıl sayısı anlamlı olabilir :) Merhaba :)

      Sil
  2. heeeey ot okurum ben deee daha bir sürü dergi de okurum çook severiim. dediğin gibi açılıp kapanan çok. blogumda dergi başlığında onlarca dergi var yaa hepsini bir şekilde keşfetmeye çalışıyorum işteee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dergi, kitaba göre daha dinamik. Sanki dergiler yaşayan şeyler. Blogunda "dergi" başlığına bakacağım mutlaka :)

      Sil
  3. O kadar olmuş mu? :)) Bir ara düzenli olarak takip ederdim, sonra bıraktım. Şu sıralar da pek dergi okumuyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmuş valla :) Issız adaya düşsen ve yanına üç şey alsan, ki ikisi zaten belli olsa, üçüncü de kitap veya dergi ise nedir?

      Sil
    2. Kitap benim için ilke bile girebilir :))

      Sil
  4. Aramiza hosgeldin deepten geliyorum.Yazi cok guzel emegine saglik🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin :) Teşekkürler Ruhsadan İnciler!

      Sil
  5. Bir 5 yıl sonra neden olmasın :) hic bilmedigim bir dergi. Ama zamane insani genelde video izledigindn pek vakit bulamiyor okumaya.

    Bu arada deep ten geldim :) hosgeldim insallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu dergiler de bir bakıma seri tüketilmesi için üretilen videolara benziyor. Hatta birçoğunun derleme blog yazıları gibi olduğunu da söyleyebiliriz. İşte burada içerik ve nitelik meselesi ortaya çıkıyor.

      İnşallah mı? Tabii ki hoş geldin :)

      Sil
  6. deep önerdi ve koştum :)) bende beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yorum sonra öneren kişiye teşekkürümü bildireceğim :) Gelirim :)

      Sil
  7. Merhaba. Dergi yayıncılığının hareketliliğine karşın ben bildiklerimle yetinmeyi uygun buluyorum. Gönlüm hepsini okuyup güzel olanları ayıklamak olsa da bunu bir yandan da zaman açısından riskli buluyorum. Paylaşım adına teşekkürler, selamlarımla:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :) Hoş geldin! Çok'un içinde iyi'yi bulmak kolay değil; ama yenilerin içinde yine'den öte özgün ve nitelikli olanlar da var. Keşfetmek güzel bir duygu :) Neşeli sevgilerle.

      Sil
  8. heey son yazıma bir bakarsııın bir araaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen tatlı bir blogger'sın :) Teşekkür ederim gerçekten.

      Sil