4 Şubat 2018 Pazar

Durak Hikâyeleri +1

 

Dünü bugününden farksız insanlardan biriyim. Bugün yaptığım dünküne benzer, yarın yapacağım da dünkü gibi. Bugün ile yarının, yarın ile dünün ya da dünün ve bugünün kaderi bende pek değişmez. Her gün şu işhanının önündeki duraktan otobüse binerim. Haftada bir gün iznim vardır, ama onda da evden çıkarım, bu durağa gelirim ve aynı hattı izlerim. Kedilerim var, onları aç bırakamam.

Şu hemen arkadaki işhanının ne zaman yapıldığını bilmiyorum. Ama epey eski. Hatta bir kere restore edilmiş, tabii ben o zamanlarını görmedim. Çok kalabalıktır kapısı; girenler çıkanlar, bir de şu zıkkımı içenler. Kendilerine zarar vermeleri yetmezmiş gibi dumanlarıyla yoldan geçenleri de mahvederler. İşhanının içinde yok yoktur. Düdüklü tencere düdüğünden efsanelerin plaklarına, terzilerden berberlere ve masaj salonundan işkembeciye dek her yelpazeden şeyin, işin ve emekçinin bulunduğu bir yerdir burası.

Her sabah durağa gelmeden evvel yolumun üstündeki büfeye uğrayarak bir gevrek isterim. Bazen durağın etrafında ellerindeki termoslardan çay, kahve dolduran çocuklar dolaşır, onlardan gevrek eşlikçisi çayımı alırım. Kimileri kahvenin müptelasıdır, ama benim midemi yakar, çok içemem.

Bu birbirine çok benzeyen günlerimin en büyük eğlencesi insanları gözlemleme oyunumdur. Benim gibi durağın müdavimi çoktur, onları takip ederim. Birçoğuyla tanışmadım, ama onları o kadar iyi inceledim ki -laf aramızda bazen konuşmalarını can kulağıyla dinledim- sanki hepsini tanıyorum.
***

Sana durak hikâyelerimi anlatacağım. Odun sobasının yanı başına kurduğum masada, sanat güneşimin muhteşem şarkılarını dinlerken kaleme aldığım hikâyelerimi seninle paylaşacağım. Bazen ben anlatacağım, bazen de kahramanlarımın dilinden okuyacaksın. 

İlk hikâyemin kahramanı ben ve her hikâyede adını anacağım durak oldu. Sıradaki yazının üç kahramanı var ki bir tanesi benim gözümde gerçekten bir kahraman! O zaman anlatmaya başlıyorum... Ha unutmadan, benim bu blogda yazmama müsaade eden (Blogger'ın notu: Müsaade ne demek! Başımın üstünde yeriniz var.) Mutlu Anlar Koleksiyoncusu'na teşekkürlerimi bildirmek isterim. O burada mutlu anlar biriktiriyormuş; benden de hikâyelerimde mutluluk, umut, heves ve heyecan gibi duygular aşılayan karakterleri öne çıkarmamı istedi. Hay hay.

Neşeli sevgilerle!
İçimdeki hikâye anlatıcısı aktardı.

8 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. O zaman siz de gelin; ben de okuyanı pek severim :))

      Sil
  2. İlk paragraf ne güzel yazılmış :) Merakla bekliyorum durak hikayelerini.

    YanıtlaSil
  3. Deep sizi tanıtmış.Tabi ki takipteyim.Aramıza hoş geldiniz :) Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, yaptı öyle bir tatlılık :) Siz de bu bloga hoş geldiniz. Neşeli sevgilerle Daha Mutlu Yaşam :)

      Sil
  4. heh heh son paragraf hoştu. anlatan da neşeli sevgilerle anlatsııın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen çok sesli müzik gibi bir sürü insan taşıyorum içimde, hatta bazen insan dışında varlıklar da içimden çıkıyor gibi hissediyorum :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil