25 Şubat 2018 Pazar

Durak Hikâyeleri +3



Bugün pazar olduğundan sokaklar pek sakin. İnsanlar yataklarında mışıl mışıl uyuyorlar. Benim de izin günüm, ama evimden erken çıktım. Her gün geldiğim duraktayım. Bu kez üzerimde daha rahat kıyafetler var. Kendimden zorum ne ki bu saatte yine yollara düştüm? Kedilerim beni bekler. Onları aç bırakamam.

Uyandığımda Zeki Müren'i açtım ve dinlemeye başladım. Böylece güneş bile başka bir güzel doğuyordu. Çayımı demledim, domatesimi ve peynirimi usulca kestim. Ekmeğimi de dilimledikten sonra beni birkaç saatliğine idare edecek kahvaltım hazırdı. Kedilerimin karınlarını doyurunca tekrar mutfağa girecektim ve mükellef bir masa kuracaktım.

Pazar sabahları, haftanın diğer günlerine göre durakta daha az insan olur. Ama yine de bugün için görmeye alıştığım kişiler yok diyemem. Onlardan biri, mesaisi gece boyu süren bir kulüpte barmenlik yapan şu genç. Sabaha dek çalışmaktan yorgun olduğu hem yüzüne hem de duruşuna yansır, ama bu kez hali sadece yorgunluktan ibaret değil. Yaklaşıp sormaya karar verdim. Anlattı. Anlattıkça şaşırdım.

Bu gencin başına bir iş gelmiş. Alışveriş için markete gittiğinde kasada genç bir kadın görmüş. Kendinden önceki müşteriymiş ve hayli çok ürün aldığından onları bez çantasına yerleştirmesi uzun sürmüş. Genç adam, ürünleri kasadan geçerken genç kadınla göz göze gelmiş. İlk teması tesadüf kabul etmiş, ama birkaç saniye sonra başını tekrar çevirdiğinde yine bakışmışlar. Genç kadın, aldıklarını çantasına yerleştirmeyi tamamlayınca marketten ayrılmış. Genç adam da işini bitirip ardından gitmiş. Kadını göremeyen genç adam rastgele bir sokağa girmiş ve hızla yürümüş. Neyse ki genç kadını bulmuş ve yanına varmış. Ondan etkilendiğini söyleyen genç adam, aldığı cevap karşısında şok olmuş! Benim de şaşırdığım ve içten içe hem gençlerimiz hem de dünya için umutla dolduğum bir söz sarf eden genç kadın, genç adamı orada bırakıp uzaklaşmış. Çevre duyarlılığı son derece yüksek olan genç kadın, marketten aldıklarını naylon poşetlere doldurması nedeniyle genç adama kapılarını açmamış.

Bu hatırayı dinleyip sindirmeye çalışırken otobüs durağa yanaştı ve biz pazar sabahının erken uyanan -veya hiç uyumayan- birkaç yolcusu tekerlekleri olan dikdörtgen bir kutunun içine girerek zamanda ve mekânda kaymaya başladık.

***Durak Hikâyeleri'nin önceki bölümlerini okumak istersen TIKlayabilirsin.***

Neşeli sevgilerle.
İçimdeki hikâye anlatıcısı aktardı!

6 yorum:

  1. Böyle bir sebepten ötürü reddedilmek ne güzel..
    Eminim bunu unutmayacak genç adam..ve belki de tekrar karşılaşırlar..bu sefer de onları buluşturan bez bir çanta olacak..
    Kimbilir..

    Keyifliydi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim bilir? Belki de öyle olur ve buluşurlar başka bir hikâyede :) Teşekkür ederim.

      Sil
  2. Yine çöpten çıkartıp söylenerek geri dönüşüme attığım tuvaket kâğıdı rulosunun üzerine yazıyı okuyunca genç kadına bol şans diledim. Evdeki adama öğretemedim çöpleri ayırmayı ya, nasıl bir tembellik mi desem umursamazlık mı desem, ondandır işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikâye karakteri adına teşekkür ediyorum :) Öğrenmek kadar alışmak da gerektiren bir davranış. Geri dönüşüm ve çöplerle ilgili belgeseller var. Acayip bir dünya.

      Sil