12 Şubat 2018 Pazartesi

Mikrop: Kolay Girer Zor Çıkar


Yayıncılık sektöründe bir görünen bir kaybolan çok sayıda dergiye rastlıyoruz. Son on yıllık süreçte basıma giren ve şu an raflardan uzakta kalan nice dergi var. Bunların arasına e-dergi formatındakileri hiç katmıyorum! 

Bir kitapçıda veya markette ne zaman yeni bir dergi görsem ömrünün uzun olmasını diliyorum. Farklı görüşlerle ve yaklaşımlarla çıkan birçok dergide bu şekilde ayırmaksızın dileğimi yineliyorum. Çünkü insanların bir araya gelerek bir şey meydana getirebilmelerinin zor olduğunu biliyorum.


“Kolay Girer, Zor Çıkar” sloganıyla beni geçmiş zamanın önemli çizgi filmlerinden Bir Varmış Bir Yokmuşa götüren yeni bir dergiden, MİKROP’tan söz edeceğim. Böylece ad/slogan denkleminden bile düşündürmeyi başarabildiğinin altını çiziyorum. Henüz içeriğini dikkatle incelemedim; ama biçimsel olarak edebiyat/magazin dergilerinin birçoğuyla benzer olduğunu görüyoruz. Birbirlerinden bağımsız tasarlanan ve yönü de ters olarak düşünülen iki kapakla bir dergi içinde iki dergi var gibi bir duruş sergiliyor. Böylece iki ayda bir yayımlanacak olan MİKROP’un ilk sayısında biri 27, diğeri 29 sayfalık iki dergi yer alıyor. Kapakların birinde Ferhan Şensoy, diğerinde Selda Bağcan var. Bu kapaklar arkalı önlü bir poster olarak da okura hediye ediliyor. Kapak resimlemeleri Derya Davulcu’nun elinden çıkmış. Bu ismi posterde de “Çizer: Derya Davulcu” olarak gayet net ve açık olarak görüyoruz. Bu tür grafik tasarımların çoğaldığı bir sektörde işin imzasını işten bağımsız düşünmemek gerekiyor. 


Sayfalara hızlıca göz gezdirince sıkılmadığımı, karman çorman yazı ve grafiklerle karşılaşmadığımı belirtmeliyim. Dergide hatırı sayılır miktarda illüstrasyona(resimleme) yer verilmiş. Bunların konularla ve yazılarla nasıl bütünleştiğini zaman içinde okudukça göreceğim. Bu arada, bunca sayıda çizimin yer aldığı bir dergide çizerlerin de isimlerine kapakta yer verilmesini beklerdim.

Derginin Selda Bağcan tarafında öncelikle onun hayatından bazı bölümler öğreniyoruz. Hemen ardından da Görkem Türeyen ve Zeynep Geçgin’in hazırladığı Selda Bağcan ile bir söyleşiyi okuyoruz. Diğer tarafta da yine aynı şekilde Ferhan Şensoy'un hayatından kesitler maddeler halinde sunuluyor. Ama hemen ardında yine Ferhan Şensoy ile ilgili bir şey(onun kaleminden bir yazı veya onunla yapılmış bir söyleşi) beklerken bulamıyorum; bu kısım biraz ilginç geldi. 


Bu tür dergilerde tanınmış kişilerin yazılarının yer alması artık alıştığımız bir durum. MİKROP’un bu sayısında Ali Poyrazoğlu, Orhan Aydın, Feridun Andaç, Sevinç Erbulak ve Geveze isimlerini okuyoruz. Ayrıca isimlerini ilk kez duyduğum/gördüğüm birçok kişi de MİKROP'ta buluşmuş.


İlk sayısı Ocak-Şubat 2018 döneminde çıkan ve iki ayda bir yayımlanacak olan MİKROP’un satış fiyatı 9 lira.

Neşeli sevgilerle.
İçimdeki sahaf aktardı.

10 yorum:

  1. İlgi çekici bir dergiye benziyor özellikle içinde bolca illüstrasyon olmasından kaynaklı, teşekkürler 😊 Bence de çok dergi olsun hep uzun sürsün 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim ilk bakışta ilgimi çekti, biraz içine girmek lazım, ama emek verilmiş bir işe benziyor :)

      Sil
  2. Hemen hiç dergi okumadığımı fark ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dergiler bir de zamanın geçtiğini hissettiriyor, belki bunun için de dergiye alışabiliyor insan :)

      Sil
  3. Salamlar deepden gəlirəm. Blogunuzu çox sevdim, çox səmimi yazılış tərziniz var. Mənim blogumda da sizi görməkdən şad olaram..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :) Hoş geldiniz, yorumunuz için teşekkür ederim. Elbette gelirim.

      Sil
  4. İçindeki sahafa teşekkür ederiz, bu dergiyi duymayabilir ya da fark etmeyebilirdik zira ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte bloglar bunun için var :)) Ben teşekkür ederim :)

      Sil
  5. mikrop hatırlamadım bir bakayım olmazsa okurum tabii. ben de bugünlerde tezgah ve masiva adlı dergileri okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Masiva"yı ilk kez duyuyorum. Tezgah'a ben de bakmıştım :)

      Sil