26 Mart 2018 Pazartesi

Bu Ay İzlediğim 10 Film

Bu ay 10 film izledim.


Canavar Ev
Orijinal Adı: Monster House
Yönetmen: Gil Kenan
Senaryo: Dan Harmon, Rob Schrab
Yapım, Sene, Süre: ABD, 2006, 91 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Komedi

Kısa Not: Animasyon filmler hayal kurma perspektifini genişlettiği için hoşuma gidiyor. Bir evin dil çıkarması ne de olsa günlük hayatta pek karşılaşabileceğimiz bir durum değil! Eğer bu tür filmleri çocuklar ve yetişkinler için ayırmak gerekirse bu biraz daha yetişkinlere yönelik sınıfa girebilir. Film 12 yaşındaki DJ Walters'ın, komşusu ihtiyar Nebbercracker ile, hatta onun eviyle yaşadıklarını anlatıyor. Eski bir ev düşün ki bahçesine ne girse kayboluyor! Bu bazen bir bisiklet, bazen bir top, bazen de doğrudan bir insan olabiliyor. DJ, arkadaşı Chowder ile istemeden de olsa olaylara karışıyor. Acaba filmin sonunda sır perdesi ortadan kalkıyor mu? Ev, canavarlığını sürdürebiliyor mu? 10 üzerinden 6 puan veriyorum.


Altın Gol
Orijinal Adı: Metegol
Yönetmen: Juan José Campanella
Senaryo: Eduardo Sacheri, Gaston Gorali
Yapım, Sene, Süre: Arjantin/İspanya, 2013, 106 dakika
Tür: Animasyon, Aile, Macera

Kısa Not: Futbol, ilgi duyduğum alanlardan değil, ama bu filmde sevdim. Langırt çubuklarına bağlı futbolcu figürlerinin zor şartlar altında nasıl bir takım oyunu çıkardıklarını izlemek güzeldi. Görsel detaylar açısından beğendiğimi de söylemeliyim... Çocuk Amadeo zamanını langırt oynarak geçirir ve bu konuda oldukça iyidir. Ace ise futbolda çok başarılıdır, ama langırt oyununda Amadeo'ya yenilir. Pek çok insan gibi o da yenilgiyi hazmedemez. Tam o sırada kurulan bir ilişki onu yıllar sonra dünyanın önemli futbolcularından biri yapar, dolayısıyla artık çok zengindir. Ace, langırtta yenildiği kasabasını intikam duygusuyla büyük bir stadyuma çevirmeye karar verir ve bencil bir inşanın süreci zaman kaybetmeden kendini gösterir. Yıkım Genç Amadeo'nun hâlâ langırt oynadığı o bardan başlar. Bu sadece Amadeo için değil aynı zamanda langırt masasındaki figürler için de yeni bir başlangıçtır. İyiler ve kötüler karşı karşıya; acaba Amadeo mu kazanacak yoksa Ace mı? Bence Amadeo'nun şansı nispeten yüksek, çünkü yanında bir saha dolusu langırt oyuncusu da var! 10 üzerinden 7 puan veriyorum.


Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?
Orijinal Adı: How to Train Your Dragon?
Yönetmen: Dean DeBlois, Chris Sanders
Senaryo: Dean DeBlois, William Davies
Yapım, Sene, Süre: ABD, 2010, 98 dakika
Tür: Animasyon, Aksiyon, Macera

Kısa Not:  Balıkçılık ve avcılık yapan Vikingler'in uğraştıkları en önemli dert haşarelerdir. Hayır, fare ya da sivrisineklerden bahsetmiyorum. Burada haşare dendiğinde bilmelisin ki ejderhalardan söz ediliyor! Baş karakterin adı Hıçkırık. Diğer Vikingler kadar vahşi ve sert değil. Daha uysal, daha naif bir yaklaşımı var. Tüm arkadaşları ve büyükleri ejderhalarla savaşarak onları avlamaya çalışırlarken Hıçkırık herkesin korkacağı denli güçlü bir ejderhayı eğitmeye uğraşıyor. Güzel bir film. 10 üzerinden 8 puan veriyorum.


Şirinler 2
Orijinal Adı: The Smurfs 2
Yönetmen: Raja Gosnell
Senaryo: J. David Stem, David N. Weiss, Jay Scherick, David Ronn, Karey Kirkpatrick
Oyuncular: Neil Patrick Harris, Jayma Mays, Brendan Gleeson
Yapım, Sene, Süre: ABD, 2013, 105 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Komedi

Kısa Not: Laa laa la la la laa, laa la laa la laa... "Şirinler" izlemeye doyamadığım çizgi filmlerden biri. Bu nedenle filmi olumlu bir ön yargıyla seyretmeye başladım. Şirinler'in gerçek insanlarla bir hikâyenin içine girmeleri kolay kabul edilebilir bir şey değil. Belki onları ait oldukları dünyada bırakmak daha güzel bir tercih olabilirdi. Ama yine de filmden rahatsız olmadığımı söyleyebilirim. Hatta bazı noktalarını sevdiğimi de eklemeliyim... Kötü büyücü Gargamel ünlü olmuş ve çok iyi salonlarda gösteriler yapıyor. Bu sırada asıl hedefi olan Şirinler'i yakalama düşüncesinden de geri kalmıyor. Tıpkı Şirine'yi yarattığı gibi iki Şirin daha var ediyor. Bir geçit açarak onlardan birini Şirinler'in köyüne göndererek Şirine'nin kaçırılmasını amaçlıyor. Başarıyor da. Bunun üstüne Şirin Baba ile üç Şirin, önce insan dostları Patrick ve Grace'i ziyaret ediyorlar, daha sonra da onlarla birlikte Paris'e Şirine'yi kurtarmaya gidiyorlar. 10 üzerinden 7 puan veriyorum.


Usta
Yönetmen: Bahadır Karataş
Senaryo: Bahadır Karataş, Ayfer Tunç
Oyuncular: Yetkin Dikinciler, Fadik Sevin Atasoy, Şevket Çoruh, Hasibe Eren, Emre Karayel
Yapım, Sene, Süre: Türkiye, 2009, 120 dakika
Tür: Dram

Kısa Not: Bu yazıyı hazırlarken tanıtım filmini(fragman) izledim. Hakikaten iyi. Eğer "Usta", fragmanının filmi olabilseydi hiç kuşkusuz tekrar tekrar seyredebileceğim bir yapıma kavuşurdum. Bu açıdan tanıtım filmini kurgulayan ve montajlayan kişileri buradan alkışlıyorum. Aslında konusu gayet iyi, maalesef sonuç o denli olumlu olamamış... Eskişehir'de oto tamirciliği yapan Doğan Usta'nın(Yetkin Dikinciler) hayali, bir uçak yapmak ve onu uçurmaktır. Bu hayaline tutkuyla bağlıdır ve o kadar ki bundan dolayı karısıyla evliliği de çıkmaza girer. Bir tarafta içini yakıp kavuran bir hayal, diğer tarafta tüm kalbiyle sevdiği karısı Emine(Fadik Sevin Atasoy) vardır. İki tutku arasında sıkışan Doğan Usta'nın hayali gerçek olacak mı, yoksa insanlığın hayaller mezarlığında onunki de yerini bulacak mı? 10 üzerinden 6 puan veriyorum.



Celal ile Ceren
Yönetmen: Togan Gökbakar
Senaryo: Şahan Gökbakar
Oyuncular: Şahan Gökbakar, Ezgi Mola, Dilşah Demir
Yapım, Sene, Süre: Türkiye, 2013, 114 dakika
Tür: Komedi, Romantik

Kısa Not: Celal, babasının elektrikçi dükkânında, Ceren ise bir mobilya mağazasında çalışıyor. Uzun süredir birlikteler. Celal bir arkadaşının bekarlığa veda partisine katılmak istiyor, Ceren kabul etmediği halde gizlice katılıyor. Oradaki konuşmaları ve davranışları sosyal medyaya düşünce Celal ile Ceren ayrılıyorlar. Celal durumu başta pek umursamasa da sonra Ceren'in gönlünü almak için çeşitli yollara başvuruyor... İlk kez Şahan Gökbakar'ın bir filmini seyrettim. Bunda biraz da Ezgi Mola'nın başrolde oynuyor olmasının etkisi var. Ancak umduğumu bulamadım. Maalesef bu ay seyrettiğim filmler arasında iyi bir noktada duramıyor. 10 üzerinden 5 puan veriyorum.


Düzenbaz
Orijinal Adı: American Hustle
Yönetmen: David O. Russell
Senaryo: Eric Warren Singer, David O. Russell
Oyuncular: Christian Bale, Amy Adams, Bradley Cooper, Jeremy Renner, Jennifer Lawrence
Yapım, Sene, Süre: ABD, 2013, 138 dakika
Tür: Suç, Dram

Kısa Not: İşini iyi yapan bir dolandırıcı, biriyle tanışır ve artık işlerini iyi yapan iki dolandırıcı olurlar. Dolandırırlar, kazanırlar ve büyürler. Ta ki bir gün bir FBI ajanına yakalanırlar ve onun için çalışmak zorunda kalırlar. Yani daha büyük balıkların yakalanması için birer yem olmuşlardır. Sınırları başta hayal edildiği gibi kalmayan ve büyüyen bir operasyonun hikâyesi. Konusuna göre biraz durağan buldum, gereğinden uzun bir yapım. 10 üzerinden 7 puan veriyorum.


Polis
Yönetmen: Onur Ünlü
Senaryo: Onur Ünlü
Oyuncular: Haluk Bilginer, Özgü Namal, Ragıp Savaş, Sermiyan Midyat, Sinan Çalışkanoğlu
Yapım, Sene, Süre: Türkiye, 2007, 103 dakika
Tür:Aksiyon, Dram, Polisiye

Kısa Not: Cinayet masasında görevli Musa Rami adındaki polis "İzmitliler" diye bilinen bir çeteyi çökertmeye çalışır. Bir operasyonda onlardan birini öldürür. "İzmitliler" de vakit kaybetmeden karşı hamle yapar. Hayli büyük bir ailesi olan Musa Rami için tehlike bununla kalmaz, kendinden onca yaş küçük bir kadına âşık olur, bir de beyninde tümör tespit edilir. Olayların birbiri içine geçerek aktığı filmde Haluk Bilginer'in performansı görülmeye değer. 10 üzerinden 8 puan veriyorum.


Güneşin Oğlu
Yönetmen: Onur Ünlü
Senaryo: Onur Ünlü
Oyuncular: Haluk Bilginer, Özgü Namal, Köksal Engür, Bülent Emin Yarar, Tansu Biçer, Hümeyra
Yapım, Sene, Süre: Türkiye, 2008, 89 dakika
Tür: Fantastik, Komedi

Kısa Not: Emekli Edebiyat Öğretmeni Fikri Şemsigil hayatı boyunca bir mucize yaşamayı beklemiştir ve güneş tutulmasının olduğu gün bu dileği gerçekleşir. O gün bazı özel insanların ruhları birbirine geçer. Ancak bu yer değiştirme sadece bir kez yaşanmaz, birkaç defa tekrar eder. Dolayısıyla işler karışır ve düğümlenir. Yaşananlara Fikri Bey'in gözünden tanık oluyoruz. 10 üzerinden 7 puan veriyorum.

"Polis" ve "Güneşin Oğlu" filmleriyle ilgili yazımı okumak istersen TIKlayabilirsin.


Oyuncak Hikâyesi
Orijinal Adı: Toy Story
Yönetmen: John Lasseter
Senaryo: John Lasseter, Pete Docter
Yapım, Sene, Süre: ABD, 1995, 81 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Komedi

Kısa Not: Animasyon denince akla ilk gelen eserlerden. Tamamı bilgisayar destekli yaratılan ilk uzun metraj animasyon filmi. Birkaç defa seyrettim, daha da izlerim... Oyuncaklar, onlarla oynanmadığı zaman canlanıyor olabilir mi? Tabii ki. Bu filmi izledikten sonra oyuncaklara başka bir gözle bakmamak bence imkansız. Andy'nin oyuncaklarını görüyoruz. Woody bir kovboy oyuncağı, aynı zamanda Andy'nin göz bebeği ve diğer oyuncakların da şefi, hatta şerifi. Ama o da ne? Buzz Işıkyılı da nereden çıktı! Andy'ye yeni bir doğum günü armağanı. Yoksa Woody'nin pabucu dama mı atılacak? Ah, yoo! (Şu an acayip bir havaya girdim, yazmayı sürdürürüm ama en iyisi devamını sana bırakmak:) Kıskançlık, üçkâğıtçılık, yalnızlık, arkadaşlık, dayanışma, beraberlik, korku, hüzün, mutluluk... Belki biraz da Western filmlerin gözden düşmesiyle bilimkurgunun yükselişine gönderme. Nihayetinde oyuncaklar ve bambaşka bir dünya; güzel bir hikâye. 10 üzerinden 9 puan veriyorum.

Neşeli sevgilerle.
İçimdeki sinemasever aktardı!

12 yorum:

  1. Oyuncak Hikayesi serisi gerçekten güzeldir. Seni mimledim, umarım yaparken eğleneceğin bir mim olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mim'leri çok seviyorum, bunu da keyifle yapacağım :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. animasyon ben de bayılırım tabikideee :) genelde popüler hafif filmleri seviyon demek kiii, boş zaman öldürmece filmlerii. araya bikaç tane de iyi film ekle yaaa, popüler değil de birazcık sanat yönü de olsun yiaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Boş zaman öldürmece" deyince fazla değersizleşmedi mi sence de :) Sanat yönü de olsun tabii.

      Sil
    2. pikuuu, boş zamanı keyifli geçirmece olsuuuun :)

      Sil
  3. Ejderhanı Nasıl Eğitirsin ile Oyuncak Hikâyesi'ni bol bol seyretmiştim vakti zamanında :) Canavar Ev ürkünçtü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ürkünç animasyonlar da neden yapıyorlarsa, dimi? :) Animasyon dendi mi biraz daha tatlı şeyler bekliyorum :)

      Sil
  4. Usta'yı ben ne ara kaçırmışım. Hiç duymamışım o filmi üstelik :/
    En kısa zamanda bulup izleyeyim bari.
    Teşekkürler ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden iyi seyirler diliyorum o zaman :) Ne demek :)

      Sil
  5. Animasyon çok severim bende ama bunlar hiç ilgimi çekmemişti sitelerde o yüzden hiç birini izlememişim :/ :))
    Kısa film animasyonlarda çok keyifli oluyor,onlarıda seviyorum ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar içinde hiç olmazsa "Oyuncak Hikâyesi"ni öneriyorum :) Kısası da uzunu da güzel; düş kurmak güzel :)

      Sil