13 Nisan 2018 Cuma

Mutlu Olmanın 13 Şahane Fikri


Burada bir dergiden ya da filmden söz etmeyeli, deneme ve öyküler yazmayalı iki hafta oldu. Zamanın nasıl hızla aktığını bir kere daha anladım. Bu süreçte ağaçlar çiçeklerini döktü, bahar iyiden iyiye geldi, kalorifer ve sobalar söndü, montlar yeni kışı beklemek üzere kaldırıldı. Peki, ben ne yapıyordum bu esnada? Koleksiyonuma mutlu anlar ekleyebiliyor muydum?

İlk hafta "Hadi, yarın yazayım." diyerek kayboldu. Öbür haftaysa belki de yaşanmaması gereken bir iletişim kurdum ve olmadık bir hüznün kollarına bıraktım kendimi. Duygularımın yoğunlaştığı, içimin karardığı o günlerde buraya gelip yazmak, paylaşmak istedim. Ama önemli bir çelişki vardı; ben  Mutlu Anlar Koleksiyoncusu'ydum, burada üzüntü yer almamalıydı.

Şimdi keyfim yerinde, yüzümde güller açıyor, şen kahkahalar atıyorum... desem ne kadar doğru söylemiş olurum, bilmiyorum. Neyse, geçelim bunları. Krystian Zimerman'ın büyülü parmaklarından dökülen notaları dinlerken mutlu olmanın 13 şahane fikrini sıralayayım. Ne yazacağımı ben de bilmiyorum; bu yazı bana da sürpriz olacak!

13- Yaşam alanından çık ve yeni bir şey yap. Mesela hiç çadırda kalıp kamp hayatı yaşamadıysan hemen planla ve ihtiyaç listesi hazırla.

12- Sanalı gerçekte deneyimle. Video paylaşım sitelerinde konuşmasını izlediğin biri önümüzdeki dönemde şehrine geliyor mu? Belki de şehrinde yaşıyordur. Git ve onu seyret. Ekrandan çok daha etkili olacak. Bir müzisyen veya şarkıcıyı da değerlendirebilirsin.

11- Hayata yaklaş. Başta çiçekler olmak üzere çevremizde gördüğümüz şeylerin birçoğu detaylarında harikulade görünümler sunuyor. Yakınlaş, büyüt; bakma, gör.

10- Mutlaka sanatla uğraş. Yeteneğin olduğuna inanıyorsan bir enstrüman çal, resim yap, fotoğraf çek, dans et. Eğer bunları veya benzerlerini doğrudan yapamıyorsan izle ve dinle; yaşa.

9- Gönüllü ol. Ne yazık ki bugünün dünyasında "parasız yapışlan iş" gibi bayat bir tanımı olsa da aslının böyle olmadığını kısa sürede anlayacaksın. LÖSEV gibi oluşumlarda gönüllü olarak, gönlünü ortaya koyarak çalış ya da huzurevini, çocuk yurdunu ziyaret et, sokak hayvanları için mama dağıt veya doğayı çöplerinden kurtar.

8- İnsancıl iletişimin temel sözcüklerini ve söz öbeklerini asla ihmal etme. "Merhaba.", "Nasılsın?", "Kolay gelsin.", "Teşekkür ederim." gibi lafları önüne gelen herkese söyle; bambaşka bir dünyaya kavuşacaksın.

7- Göz ardı edilen duyuların farkına var. Güzel bir kokuyla karşılaştığında derin nefes al ve ciğerlerini haz ile doldur. Ağzına düşen bir lokmalık lezzeti bir süre damağında, dudaklarında, yanak içinde ve tabii ki dilinde hisset. Dokunurken bir "yüzey"e temas ettiğini unutma; onu, sıcaklığını ve yumuşaklığını tamamen algılamadan bırakma.

6- Aynılaşma, aynılaştırma. Kimseye benzemek zorunda değilsin. Toplumun seni istediği kalıpta işlemesine izin verme. Mezun olduğun bölüm mesleğin olmak durumunda mı? Tatlıyı sona bırakmak şart mı? Gelinliğin altına spor ayakkabısı giyemez misin? Kimseyle aynı olmayacağın gibi kendini de kopyalama. Düzenli olmak, tekrar edebilmek iyidir; ama tek düzelik sıkıcıdır. Hayatında sürekli yenilikler olsun.

5- Topraktan gelen kültürünü yadsıma. Kültür, evinde hazırladığın ve kısa zamanda bozulabilecek derecede hassas bir yemek gibidir. Özellikle film ve diziler ile tanık olduğumuz hayat tarzlarını taklit ederek yaşamak ve yaşantımızı değiştirmek kısa vadede eğlenceli gelebilir, ama üstünde bulunduğun toprağın bir kültürü olduğunu aklından çıkarma. Dünyada yalnız olmadığını, iş veya eş durumu için bu kültürden biriyle bir araya gelebileceğini her zaman hatırla. "Benim kararım" dediğin çoğu şey aslında psikolojini ele geçiren sosyal bir gücün kararı.

4- Yeni yerler gör, bakış açını genişlet. Yaşadığın şehri düşün. Görmediğin ne çok yer var, öyle değil mi? Hep aynı sokakta yürüyenlerden olma. Her sokağın, her ilçenin, şehrin kendine özgü bir havası olduğunu unutma. Keşfetmek için yaşa, keşfettikçe daha çok yaşa.

3- Yeni insanlarla tanış. Her insan gizemli bir öyküdür. Okunmaya değer çok insan var. Oku, hatta sayfa kenarlarına kendi notlarını bırak.

2- Hayal kur. Yaşadığın anın ötesinde seninle buluşmayı bekleyen onca an var. Onlara kavuşmanı sağlayacak define haritasına "hayal" deniyor. Hayalini kendin çiz, kendi çizdiğin hayali ara.

1- Sev. Çok sev. Öyle sev ki aldığın nefes bile daha değerli olsun. Her şeyi sev. Herkesi sev. Ama birine tutul, tutkuyla sev onu.

Yazdığım bu 13 fikri de denedim, hepsi de şahaneydi. Sana da öneririm. 

Bir dakika... Bence zaten sen bunların birçoğunu yaşıyorsun. Mutluluğu biliyorsun ve iyi ki de böyle! Hadi bana katıl ve birlikte gülümseyelim: :) 

Neşeli sevgilerle.
İçimdeki mutluolmakistiyorsancı aktardı!

12 yorum:

  1. Harika fikirler..
    Bunları yaparsak biriktirdiğimiz mutlu anlar çoğalır.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveeet :) Mutlu anlarımız çoğalsın, artsın, her bir yanımızı sarsın :))

      Sil
  2. Ne güzel maddeler :) Yaşamak çok güzel bir şey, her anın tadını çıkartmak gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasın yaşamak! :) Hatta yaşasın güzel güzel yaşamak :))

      Sil
  3. Neşeli sevgilerle :)))

    Bak bu lafını çok seviyorum mesela ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sözü başkalarının bana kullanmalarına bayılıyorum valla :))

      Sil
  4. ben zaten bunlarin cogunu yaapiyorum :) iyi ki yapabiliyorum,yoksa nasil dayanilirdi hayatin kimi zaman katlanilmaz zorluklarina:)

    YanıtlaSil
  5. iki
    dört
    on
    onüç

    bence bunlar işteeee :)

    YanıtlaSil