9 Mayıs 2018 Çarşamba

500Kitap#2: Sputnik Sevgilim


Aldığım kitaplarla okuduğum kitaplar arasında hız bakımından doğru bir orantı yoktu. İşte bundan dolayı kitaplar üst üste birikmeye başlamıştı. Üstelik kütüphaneden ödünç aldığım pek çok kitap vardı. Hal böyle olunca kitap satın almaya bir son vermem gerektiğini düşündüm. Başlıktaki 500Kitap'ın meselesi budur. 500 kitap okumadan yeni bir  kitap satın almayacağım.
***

"Damlaya damlaya göl olur." demişler. Yavaş okusam da bir gün bu liste 500'e tamamlanacak, biliyorum. Şimdilik henüz ikideyim. Japon Edebiyatı'ndan. Haruki Murakami. Ülkemizde oldukça bilinen yazarlardan. Kitapları ellinin üzerinde dile çevrildi. "Sputnik Sevgilim" benim için önce alışamadığım, ama sonradan akıp gidiveren bir kitap oldu. Merak duygusuna hitap eden eserlerden. Kitabın başlığında bile herkesin aşina olmadığı bir sözcük var. "Sputnik" hakkında kitaba başlarken aşağıda alıntıladığım bilgileri okuyoruz, ama sayfaların arasında bunun için bir tanım daha var. Ne olduğunu söylemeyeceğim; bilmiyorsan ve kitabı okursan sürpriz olsun.

"4 Ekim 1957'de Sovyetler Birliği, Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden dünyanın ilk yapay uydusu Sputnik 1'i uzaya fırlattı. Çapı 58 santimetre, ağırlığı 83,6 kligramdı; dünyanın çevresini 96 dakika 12 saniyede dolandı. Ertesi ay Laika adındaki köpeğin bindirildiği Sputnik 2 de başarıyla fırlatıldı. Laika, uzaya gönderilen ilk canlıydı; uydu geri dönmedi ve Laika, uzaydaki biyolojik çalışmaların ilk kurbanı oldu. (Chronicle of the World, Kodansha)"

Sputnik Sevgilim için bir  ilişkiler ya da ilişkisizlilikler romanı diyebilirim. Bu ilişkiyi sadece insanlar düzleminde değil, mesela insan ve yazmak gibi bir eylem arasında da düşünebiliriz. Ne siyah ne beyaz, belki fazlasıyla gri. Aşk, sevgi ve cinsellik üzerinden bir karmaşa var.

"...daha dün tanıştığım güzel ve benden yaşlı bir kadınla birlikte sabah kahvaltısı yapıyordum. Bu kadın Sumire'ye aşıktı. Ancak ona karşı cinsel istek duymuyordu. Sumire bu kadına aşıktı, dahası ona karşı cinsel istek de besliyordu. Ben Sumire'ye aşıktım, ona cinsel açıdan ilgi duyuyordum. Sumire beni seviyordu ama bana aşık olmadığı gibi bana karşı cinsel istek de duymuyordu. Ben, adını gizlediğim bir kadına cinsel istek duyuyordum. Ancak ona aşık değildim. Durum karmakarışıktı."
Biri erkek, ikisi kadın üç ana karakterin çevresinde dönen, Japonya'da başlayıp bir Yunan adasında süren, arayış ve kayboluş romanı.


un kurabiyeleri
"Neden yazmadan duramıyorum acaba? Bunun nedeni belli. Bir şey üzerine düşünmek için önce o şeyi yazmam gerekiyor çünkü."

"Yaşadığımız dünyada 'bildiğimiz' ve 'bilmediğimiz' şeyler aslında Siyam ikizleri gibidir. Kaderin ipiyle bağlanmışlardır, birbirlerinden ayrılmazlar, kaotik bir varoluşları vardır. Kaotik. Kaotik. Zaten kim ayırabilir ki deniz ile üzerine yansıyanı. Ya da yağmurun yağışı ile yalnızlık birbirinden ayrılabilir mi?"

"Rüyadayken, bir şey ile diğeri arasında ayrım yapma gereği duyulmaz. Hem de hiç."

vedadan merhaba
"Ben âşık oldum. Şüphe yok. Buz soğuktur, gül kırmızı. Ve bu aşk beni sürükleyip bir yerlere götürmeye çalışıyor; öyle güçlü bir akıntı ki ondan kendimi korumam neredeyse olanaksız. Ama artık dönüş yok. Kendimi bu akıntıya bırakmak dışında bir şey yapamam. Yanıp kül olsam da, yok olup gitsem de." (arka kapaktan)


Kitabın;
Adı: Sputnik Sevgilim (Supütoniku no Koibito)
Yazarı: Haruki Murakami
Çevirmeni: Ali Volkan Erdemir
Yayınevi: Doğan Kitap
Yayın Yılı: 1.Baskı/Temmuz 2016
Kapak Tasarımı: Geray Gençer
Kişisel Değerlendirme: 7/10


Neşeli sevgilerle :)
İçimdeki cümle gezgini aktardı!

14 yorum:

  1. Herkesin çok sevdiği mi yazar ana ben Capon Edebiyatı sevmiyorum sanki.. Okuyunca mutlu olmuyorum ya da

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Okuyunca mutlu olmak" sözü bir kitabı nitelemek için ne kadar güzel oldu! :)

      Sil
  2. Konusunu merak ettiğim bir kitaptı, iyi oldu bu yorum teşekkürler 😊. Murakami’yi şimdilik bir kitapla bıraktım ama devam etmek istiyorum. Şu 500 kitap olayını ayrı bir yazıda yazmak istemez misin? Belki sana katılanlar da olur, meydan okuma tarzı bir şeyler yaparsın 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, bu yorum için :) 500Kitap konusundaki önerin için de çok teşekkür ederim. Bilmem ki, katılan olur mu acaba? Aslında böylece ben de okumak için daha fazla şevklenirim :)

      Sil
  3. Yazarken en çok okuduğum kitapların tanıtımlarını yaparken zorlanıyorum... Bu konu aslında başlı başına bir uzmanlık alanı o yüzden eksikliklerimle birlikte içerik oluşturup paylaşıyorum...

    Anlaşılır bir anlatım dili ile kitabı tanıtmışsınız... 500 kitap için yollara revan olmuşssunuz... yolunuz açık zihniniz berrak ve azminiz daim olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şeyi tanıtmak, hele ki kitap ve film gibi içeriğini çok da paylaşmamak gereken konularda hayli zor. Ama böyle diye de paylaşmaktan geri kalmamak lazım diye düşünüyorum. Bu tür içerikleri okumayı beğeniyorum. Kendim de elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum. Teşekkürler :)

      Sil
  4. Batı edebiyatına yönelmiş postmodern yazarlardan çok etkilendiğini okumuştum. Gerçekten de edebiyatın Dalisi.

    Kitaplarını listelediğim bir defterim vardı, almak için beklediğim bir kitap senin yazdığını görünce heyecan duydum. Sahilde Kafka'yı okumuştum. Cümleleri çok keskin ve net. iç dünyaları bambaşka olan karakterleri bütünleştirip çok güzel sunuyor. En sevdiğim sözü de "Eğer koyu bir karanlığın içindeyseniz; tüm yapabileceğiniz karanlığa alışana dek öylece oturmaktır".

    Emeğine sağlık çok güzel anlatmışsın. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk kez Murakami romanı okudum, bu yüzden karakterler konusunda sadece bu kitap üzerinden bir değerlendirme yapabiliyorum. Sahiden de aklın ilk düşlemeye başladığında bir araya getireceği sıradanlıkta bir karakter dizilimi yok, bu açıdan heyecan verici.

      Paylaştığın bu söz senin için ne ifade ediyor? Ya da "karanlık" sana ne çağrıştıyor?

      Çok teşekkürler :))

      Sil
  5. Murakami'leri su gibi okuyorum ama somradan hiç aklımda kalmıyor. Aynı şey Paul Aster için de geçerli, onu da okumayı çok seviyorum ama okuduğumu bile hatırlamıyorum sonradan. İlginç.

    500 kitap ha. Ben haziranda Haydarpaşa Kitap Günleri'ne kadar mümkün oldupunca elimdekileri bitirmeye çalışıyorum, çatlayavağım kitap almamaktan :) İyi okumalar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz bir romanını okudum, onun için şimdilik genel bir değerlendirme yapamıyorum :)) 500 Kitap, aslında biraz uçuk bir hedef oldu, ama şu an iyi dayanıyorum :))

      Sil
  6. bende kitap almama konusunda kesin kararlar aldım bakalım inş tutarım :)
    murakami candır :)

    YanıtlaSil
  7. ooooo sağlam yazarlardan kitaplardan gidiyon sen :) bu kitabını okumadım ama okuycam tabiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denk geldi diyelim, yoksa daha zaman öldürmece filmleri izlediğimi söylediğin gibi zaman öldürmece kitapları okuduğumu söylemeni de bekliyorum :))

      Sil