12 Temmuz 2018 Perşembe

The Blacklist (dizi)


Polisiye ve suç dizilerini sever misin? Eğer bu konu ilgini çekiyorsa sana "The Blacklist" adlı işi önerebilirim. Birinci sezonunu tamamladığım şu günlerde, haz duyguma hitap edebildiği için ondan bahsetmek istiyorum.

Dünyanın en azılı suçlularından biri Raymond Reddington. Bir gün anlaşılmaz şekilde FBI binasına gelip teslim oluyor. Kapıda yapılan kontrolde onun Reddington olduğu fark edilince herkes kırmızı alarm moduna geçiyor ve hareketli saatler o anda başlıyor. Yıllardır aranan ve bir türlü yakalanamayan Reddington neden teslim oluyor? Bunu bir süre anlayamıyoruz, sonradan fikirlerimiz ufak ufak oluşmaya başlıyor.

Raymond Reddington teslim olduğunda bir teklif sunuyor. Bu teklife göre dokunulmazlık alacak ve suç dünyasının arananlarını FBI'a verecek. Dizinin ismi de buradan geliyor; Reddington kara listesinden (black list) kişileri ortaya döküyor. Tabii baş karakterin bir şartı daha var; sadece Ajan Keen ile konuşacak. Yeni görevindeki ilk gününe geç kalan Elizabeth Keen, yetişme telaşı ile evden çıktığı zaman helikopterle karşılandığına göre, Raymond Reddington gerçekten FBI için önemli biri.

Raymond Reddington neden teslim oldu? Elizabeth Keen bu işin içine nasıl girdi? Takımın bir diğer üyesi Ajan Donald Ressler yıllarca aradığı ama bir türlü bulamadığı Reddington ile birlikte çalışma fikrini nasıl karşılayacak? Ajan Keen'in kocası suçlu mu, yoksa temiz mi? Raymond Reddington gizli geçmişinde neleri saklıyor? 

Her bölümde farklı bir suç olayının işlendiği dizide konular da oldukça dikkat çekici. Diziyi, bu konuları öğrenerek bakış açımı genişletmek için de izliyor olabilirim. Suçluların psikolojik halleri, siber saldırılar, insan kandırmacaları, iyilik yapar gibi görünen kötüler, işlediği suçta bilimi olağanüstü biçimde kullananlar...  Neler neler! Ayrıca her bölümünde mutlaka bir şarkı da fonda yer alıyor. Bu müziklerle ilgili YouTube'ta pek çok çalma listesi var.

The Blacklist 2013'ten beri ekranda; yeni bölümleri devam ediyor. Bölüm süresi 43 dakika.

Bölüm hikâyelerinin yanı sıra genel öyküsüyle de merak uyandıran The Blacklist bölümlük yan rollerde bekleneni bazen veremese de ana kadro üstüne düşeni yapıyor. Özellikle Raymond Reddington karakterinde James Spader gayet başarılı bir oyunculuk sergiliyor.

Puanım: 4/5

Karakterler/Oyuncular
Raymond Reddington / James Spader
Elizabeth Keen / Megan Boone
Donald Ressler / Diego Klattenhoff 
Harold Cooper / Harry Lennix
Aram Mojtabai / Amir Arison
Meera Malik / Parminder Nagra
Tom Keen / Ryan Eggold
Dembe Zuma / Hisham Tawfiq


sana1soru: Önerebileceğin romantik komedi dizi ya da film var mı?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

43 yorum:

  1. Polisiye dizi severim.
    Ben buna bi bakiiim o zaman ;p

    YanıtlaSil
  2. Tam da izleyecek yeni bir dizi arıyordum gerçekten güzel oldu. Polisiye dizilerini zaten çok severim. Konusu da oldukça merak uyandırıcı, mutlaka bir şans vereceğim. Paylaşım için çok teşekkürler ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geldiğin için, üstüne bir de yorum yazdığın için teşekkürler :)

      Sil
  3. Yazın yabancı dizilere sarıyorum bende.Hem süreleri kısa çabuk ilerliyor,konularda fena olmuyor.Blacklist 'e de bakayım.Polisiye severim. Ben de en son GOOD GIRLS izledim.10 bölümlük ilk sezonu.Hem polisiye hem eğlenceli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin diziye bir bakayım, teşekkürler :)

      Sil
  4. Ayyy ama bak şimdi benim dün bahsettiğim arkadaşım da izliyor bu diziyiii, eyvah şüphelenmeye başladım :))
    Ben polisiye okumayı seviyorum, izleyenlerin anlatmasını onları dinlemeyi de seviyorum ama izlemeyi sevmiyorum. İzlemekle genel olarak aram olmadığı için, soruna da önerim yok maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence ben o arkadaşınım :) Olamaz mı yani :))

      Sil
  5. James Spader'a ne hayrandım bir zamanlar ben. Konu da güzel geldi, bakayım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki filmlerinde falan izlemiş olabilirim, ama bu diziyle farkına vardım, mutlaka başka karakterlerde de izleyeceğim :)

      Sil
  6. polisiye suç bayılırım bunu duymadım. james spader çok tatliş amaaa bi deee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öneriyorum, belki seversin :) Evet, o adamı çok beğendim :)

      Sil
    2. dün akşam başladım, birinci sezon ilk altı bölümünü kesintisiz izledim, devam ediyom izlemeye bu akşam, sevdim ivat :) james spader, çook eskilerden çook yakışıklı bir oyuncuuu :) nette izledim biçok filmini. en önemlisi de, sex lies and videotapes :)

      Sil
    3. dizi altıncı sezona gelmiş, altıncı sezon da 22 bölüm. ya acaba, keen, spaderın kızı mı kiiii :)

      Sil
    4. Sıkı başlamışsın, ben de ikinci sezondan devam ediyorum :) Yazıyı hazırlarken internette James Spader hakkında kapsamlı bir yazıya rastladım, orada gördüm gençlik hallerini. Filmlerini merak ediyordum, senin kevgirden geçenlerden bakayım :) (Geçen gün aynı anlamı karşılamak için "elek" sözcüğünü mü kullanmıştım acaba, emin olamadım :) Günde 6 bölüm izlemeye devam edersen yakında biter :))

      Sil
    5. Tamam o zaman eleği bir dahakine kullanacağım :)

      Sil
  7. blacklist izliyom dört gecedir, erkenci kuş girdi bi de araya :) birinci sezon bitiyo bu gece. iyi gidiyo. lizzy ile red ilişkisini bi anlasaydık :) liz gerçek mi ki acaba :) red gerçek mi :) ne güzel dizi, bol gizem, bol anlaşılmazlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heeey, biraz yavaş :) Gerçek mi ki acaba? Ya değilse? Sakin sakin izlersen bir süre daha dizinin dedikodusunu yapabiliriz :)

      Sil
    2. ikinci sezon ikinci bölüme başladım şimdi :) iyi gidiyo. bu sezon daha aksiyonlu olcak sanırımsam :)

      Sil
    3. Temmuz sonuna 3. sezonu bitirirsin bu gidişle :)

      Sil
    4. Sen yorum yazılınca kokusunu alıyorsun diye buradan soruyorum :))

      İkinci sezon 9., 10. bölümleri izledin mi? Red ve Liz için hayli hareketli. Meraklar giderilmiyor, hatta daha da alevleniyor :)

      Sil
    5. bugün bütün gün diziyi izledim. az önce ikinci sezonu bitirdim. sezon sonu çok şaşırtıcı idi. hiç beklenmedik şeyler oldu. bu sezon daha iyiydi. şimdi üçüncü sezona başlıycam. demek ki her sezon farklı şeyler oluyor. bakalım ne sürprizler var. ikinci sezon sonunu bekle red ve liz için :)

      Sil
    6. Arada yemek yiyip, ne biliyim tuvalete falan gidiyor musun acaba :)) Heyecanlandım ve meraklandım; iki üç güne bitiririm ben de ikinci sezonu :)

      Sil
    7. haftasonu günde beş on bölüm izleyince bitiyo işte. genelde bir haftasonunda bir sezon bitiririm. evet işte yemek tuvalet dışında tabii :) çok da konsantre izlerim kaybolurum içinde. üçüncü sezona gece başladım. ancak yedinci bölüme gelebildim daha :) bugün gerilim romanı okudum tess gerritsen :) üçüncü sezon da şaşırtıcı ve aksiyonlu :) aklında olsun peaky blinders da nefis bir dizi :)

      Sil
    8. Galiba hiçbir şeye senin dizi izlemeye odaklandığın kadar odaklanamıyorum :) (aslında kafası karışık ifade) Aklımda olsun o dizi de :)

      Sil
    9. üçüncü sezon ilk ikiden çok daha heyecanlı :) dikkat eksikliği günümüzün popüler olayı :)

      Sil
    10. Her bölüm bir öncekinden iyi sanki. Heyecanlı gidiyor :) Benim her günümün popüler olayı :)

      Sil
    11. kim ki duk-dört mevsim adlı filmi bi izle bak. dağınık zihin ve dikkat eksikliği için sadeleşmek iyi gelebiliiir :)

      Sil
    12. İzledim ama dağınık zihin ve dikkat eksikliği açısından pek bir şey ifade etmedi. Aradığım sadeleşme anlatısı daha farklı bir şey. Ancak şöyle bir etkisi oldu; ilk kez bu kadar çok duyguma birden hitap eden bir film izlemiş oldum. Teşekkür ederim :)

      Sil
    13. kim ki duk un filmi bir giriş olsun diye yaa. uzakdoğu felsefeleri yanii.zihin boşaltma teknikleri gibi. sadeleşme, zen filan işteeee :)

      Sil
    14. Çok gülümsetmeli, içi tertemiz, ruhu arınık, mutlu, huzurlu bir şey var mı elekte :) (Elek'i cümle içinde kuracaktım sanırım :)

      Sil
    15. İzledim filmi, teşekkürler. Ama manzaraları filmden daha çok sevdim :)

      Sil
    16. irlanda tabisideee :)

      Sil
    17. Herhangi biriyle konuşurken WhatsApp üzerinden bu kadar hızlı cevap almıyorum galiba, ne ara geliyor bu bildirim acaba? Buraya bir tane gözleri fal taşı gibi açılmış bir emoji bırakıyorum! Bundan daha tatlı, daha pembe bir önerin var mı :)

      Sil
    18. film mi hımmmm, sürekli izlediğim iki film var, çok eğlendiren beni, neşe kaynaklarım, biri green butchers (mads mikkelsen), diğeri de blades of glory (will ferrell) :)

      Sil
    19. Bakacağım bunlara :) Afişleri pek "pembe" hissettirmedi ama komiklik komediklik olur en azından :)

      Sil
  8. beşinci sezona geldim. bu haftasonu bitircem işallah. çok heycanlı gidiyo aklım çıkcak vallası :) altıncı sezonu beklemek zor olcak :) seçmeler yazımda dedim ya, o bloga yorum yapamıyom diye, yorum kutusu farklı, web sitesi formatında blogu, yapamadım işte, belki de google plus üyesi olmadığım için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu nasıl bir iştah böyle! Neyse ki yeni sezon haftalık geliyor da o arada sana yetişebilme olanağım olacak :)) Anladım, peki Google+ profili açmama nedenin ne?

      Sil
    2. e güzel dizi. beşinci sezon bitti gibi nerdeyse. sonu şok edici valla. akşam, the night of adlı diziye başlıycam, kısa, yarın biter, sonra da riverdale adlı diziye başlıycam yarın :) plus profili, bu şekilde daha sadeyim de ondan iştee. herşeyin sadelisiii :)

      Sil
    3. Güzel de günde 15-20 bölüm izlemek -tamam biraz abarttım :)- kolay değil :) Önümüzdeki iki ay bunu izlesem anca yeni sezonuna gelirim sanırım, yanına başka şeyler de koyarım muhtemelen, bende salt bir şeye odaklanmak gibi bir durum hiç olmadı, en kötü onca özelliğimden bir tanesi :))

      Google+ konusunda kısmen katılıyorum. Hele ki blog profili olarak onu kullananlar beni çok yoruyor. Profillerine gidiyorum, aynı şeyden milyon tane var -buldukları grupta paylaşmışlar :)-, bir de başka blogları da paylaşma alışkanlıkları varsa ara ki bulasın hangisi kendisi diye. Bu bakımdan "Her şeyin sadesi" felsefesine katılıyorum :)

      Sil
    4. pembişlerden piku. moonrise kingdom/komşum totoro :)

      Sil