6 Ağustos 2018 Pazartesi

Hiroşima, Sadako, Nazım ve Fazıl


73 sene önce bugün, "ölüm" denilen yaratık, Japonya'nın kaderi oldu. "Atom bombası" adındaki seri katil, binlerce insanı hayattan kopardı. Etraf yok hükmündeki ruhlarla sarılmadan önce, yani daha pek çok hayal gerçekleşebilecekken bir karar alındı ve gücün eline bir kez daha kan bulaştı. Dünyanın kaderi bu; savaşlar hiç bitmiyor. Biz insanlar bir türlü paylaşamıyoruz toprağı, havayı ve suyu. Sevgisizdik, sevgisiziz.
****
Nazım Hikmet'in "Kız Çocuğu" şiirini ilk kez Fazıl Say'ın "Nazım Oratoryosu"nda dinledim. Say'ın derin müziği, solistin ruha etkiyen söyleyişi ve tabii ki Nazım'ın "Büyümez ölü çocuklar" gibi kalbi hançerleyen dizeleri beni her dinlediğimde koca bir okyanusun ortasına sürükler. Bütün kıyılara uzağımdır artık.
***
Şiirin öyküsünü yeni öğrendim. "Yedi yaşında bir kızım / Büyümez ölü çocuklar" diye yazan şair, Sadako'nun hayatını anlatıyormuş. Atom bombası, Hiroşima'da yaşama son verdiğinde, henüz iki yaşındaydı Sadako. Şanslıydı; çünkü bombanın atıldığı yere epey mesafesi vardı. Yara almadan kurtuldu. Büyüyordu, derken... On iki yaşına geldiğinde birden hastalandı. 
**
Rivayete göre her kim ki kâğıttan 1000 tane Turna Kuşu yaparsa onun dileği gerçek olurmuş. Bunu 80 yaşındaki bir başka hastadan öğrenir Sadako. Yaşama sevinciyle dolu kız çocuğu, bütün umudunu kanatlarına "Huzur" yazdığı Turna Kuşlarına bağlar. Ne acı ki 644. Turna Kuşu havaya karıştığında Sadako'nun veda vaktidir. Maalesef tutunamamıştır hayata. Bugün hem Japonya'da hem de Amerika'da Sadako'nun heykelleri var.
*
Çocuk öldü, şair yazdı, müzisyen besteledi, ben ağladım; iyi ki sanat var.


sana1soru: Seni sarsan bir şiir var mı?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

19 yorum:

  1. Bu besteyi tekrar dinlerken beynimde
    şu meşhur cümle belirdi. "Ey Sanat! Herşeyi yaşama dönüştüren..." M.MUNGAN
    şairler o kadar çok sarsıcı eserler yaratmışlar ki, çok fazla etkilendiğim şiir var. Yalnız bir opera/m.mungan - başsağlığı/b.necatigil - yalnızlık paylaşılmaz/ö.asaf ve daha birçok şiir..

    Sadako'nun anısına hürmetle 🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Ey Sanat! Her şeyi yaşama dönüştüren..." Bu sözü bilmiyordum; sevdim... Sanatın her dalı değerli, ama şiir gibi içinde kendi müziğini saklayanlar benim ruhumda biraz daha çok değer buluyor. Paylaştığın şiirler için teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Çok hüzünlü bir öyküymüş, ben de bilmiyordum. Savaşın çok kötü olduğunu biliyoruz da Hiroşima'da olanlar akla hayale gelir gibi değil:( Amerikalıların Nazilerden farkı yok da kimse çok dillendirmiyor. Bu konuda Kamila Shamsie'nin Kül Olmuş Gölgeler kitabı çok güzeldir, ilginizi çekiyorsa bir bakın. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmediğim bir kitap; bu yorum ile ondan haberdar olduğum için çok sevindim :) Teşekkür ederim. Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  3. Beni sarsan şiir. Hımmm. Çok severim şiirleri ama beni sarsan şiir , düşüneyim bakayım. İlk aklıma gelen bu oldu :

    Haykırmak istiyordu
    Daha fazla dayanamayacaktı
    Sesini duyabilecek kimse yoktu orada
    Kimse duymak istemiyordu.
    Kendisi de korkuyordu sesinden
    İçinde boğuyordu sesini.
    Patlamak üzereydi susuşu.
    Birden,
    Havaya uçtu gövdesinin parçaları

    Özenle, sessizce toplayacaktı bu parçaları,
    Hepsini bir bir yerine yerleştirecekti
    Delikleri kapamak için.
    Ve rastgele bir gelincik, bir sarı zambak bulursa,onlarıda toplayacak,
    Kendisinin bir parçasıymış gibi gövdesine yapıştıracaktı
    Böyleydi,
    Delik deşik,
    Görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu işte.

    Yannis Ritsos

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar anlamlı geldi ki... Şair muhtemelen büyük bir hikâyeyle yazdı bu şiiri, ama ben kendi hikâyemle bütünleştirdim. Unutmayacağım bir şiir olacak. Teşekkür ederim.

      Sil
  4. Insanın insana yaptığını anlamak zor bazen.

    YanıtlaSil
  5. " Sen bana bakma
    Ben senin baktığın yönde olurum " diyen bir Özdemir Asaf varken,

    Olmaz olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, hem de öyle güzel olur ki!
      Şiirini paylaştığın için teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Şiirlerle bağlantım ortaokul-lise yıllarımda kaldı malesef :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir tane derleme şiir kitabı edinmeni öneriyorum. Arada sırada açıp bir şiir okumak insanı farklı nehirlere taşıyabiliyor :)

      Sil
  7. İyi ki sanat var...
    Zamana taşıdğı her neyse unutulmaz kılıp altını çiziyor
    Benim yazımda aşk ve yaşam sevgisi
    Senin yazında unutulmaz acılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama işte sanat... Duyguların değişkenliğinden çok duyguların kendisine sesleniyor ve bir şekilde bir tarifi var kendince, hem de oldukça güçlü.

      Sil
  8. ivit sadako ve turna hikayesini çok severiim :) bir de köpek hatchiko hikayesi var o da çok güzel. iki film var onunla ilgiliii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer hikâyeyi bilmiyorum; araştıracağım :) Ne'miş ki o filmler, söyleseneee :))

      Sil
    2. hachiko:a dog's tale (2009)
      hachiko (tatsuyo nakadai) (1987)

      Sil
  9. Yaşamın, tasarladıkların ile gerçekleştirebildiklerin
    arasında gidip gelecek:
    gerçekleştirebildiklerin
    tasarladıklarından hep eksik;
    tasarladıkların gerçekleştirebildiklerinden
    hep fazla:
    - Hep, hem eksik, hem fazla olacak yaşamın
    – gerçekleri eksik, tasarıları fazla
    Hep eksiklikler yaşayacaksın – ve, hep, fazlalıklar…
    Yaşamın bu olacak işte:
    eksik – fazla…
    ---------------------
    Oruç Aruoba – De ki İşte

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyordum, güzelmiş ve gerçekmiş :) Teşekkür ederim :)

      Sil