6 Eylül 2018 Perşembe

Büyükler İçin Eylülsel Masallar: Fırtına (1)


Bir varmış bir yokmuş... Mavi suratlı Dünya'nın Türkiye adındaki ülkesinde, neşelenmeyi çok mu çok seven, yanındakilere iyi hissettirmeye niyetlenmiş, biraz da bundan dolayı kendini Mutlu Anlar Koleksiyoncusu diye isimlendirmiş, insan türünden bir canlı yaşarmış. Tanıştırayım: Ben. İşte bu ben, yani yazıyı okuyan için "sen", okaliptus ağaçlarının arasında akan bir nehrin kıyısında yaşarken, ne olduysa bir anda kuraklık etrafını çepeçevre sarmış. Güneş acımasız yüzünü göstermiş, yağmur kaçırılmış, toprak çoraklaşmış. Hatta Ayı Winnie, biricik dostu Piglet'e küsmüş. Şirine bile Şirin Baba ile bozuşmuş.
****
Bir gün, önüne çıkan her şeyi yıkıp deviren Fırtına'yla karşılaştım. Bir rüzgâr ki uçmadık çatı bırakmadı. İnsanların dünyasındaki arabalar, çocukların oyuncaklarına döndü. Plaj şemsiyeleri kırıldı, gemiler battı, uçurtmalar yırtıldı. Bunların hepsi yapay çevrenin mahsulleriydi, yerlerine elbette konabilirdi, ama o yıkılan ağaçlar! Bir ağaç kaç yılda vücut buluyordu? Acıdan ağlamaya başladım. Kurak toprak, gözümden düşen bir damla yaş ile ıslandı. Tam o noktadan bir fasulye doğdu. Göğe uzanan fasulyenin sırığı oldum; o bana tutundu, ben de ona sarıldım.
***
Günler geceleri takip etti. Karanlık, aydınlığı bekledi. Böylece nice takvim yaprağı değersizleşti. Zaman aktı; hasat çağı geldi çattı. Fasulyelerim büyüdü; ama civarda kimsecikler görünmüyordu. Biri toplamalıydı, yoksa ziyan olacaktı. Beklemekten başka yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Tozuyan toprak gözlerime doldu, çaresizlikten ağladım, çamurdan bir heykel oldum.
**
Üstümde fosilleşen fasulye taneleri, yok olduğum yerden var olduğum zamana dek nice vakit geçtiğini gösteriyordu. Fakat yine de hatırlıyordum geçmişi. Acaba neredeydim? İçinde hapsolduğum toprak kütle, hiç kuşkusuz beni bunca zaman korumuştu. Ancak ne yazık ki hareketlerimi de kısıtlıyordu; ne sağa dönebiliyordum, ne de sola. Göz kapaklarımın arasında biriken toprak parçaları da görmemi engelliyordu. Tıpkı yıllar önce fasulyenin toplanmasını beklediğim gibi yine umutsuzca bekliyordum. Derken eski yıllardan tanıdık bir ses duydum. Bu gerçek olabilir miydi? Fırtına?
*
Rüzgâr deli bugün, perdeler uçuşuyor, hayal kuruyorum.

(TÜM BÖLÜMLER İÇİN TIK TIK.)

Not: Bu, 5 gün boyunca sürecek bir masal dizisi. Elbette bir kez daha iyi hislere hitap etmeyi amaçlıyorum. Kendimi tekrar etmemek adına yenilik peşindeyim. Bir de, illüstrasyonlar henüz çok amatör duruyor; ama zaten yeni başlanan her şey böyle değil midir?


sana1soru: Konuşma becerisi olmayan bir "şey" ile hiç konuştun mu?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

18 yorum:

  1. Ben her şeyle konuşurum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba sevgili klavye. Şu an, bir yandan seninle konuşuyorum, bir yandan da senin aracılığınla Handan'a cevap yazıyorum :) Ne güzel şey konuşulabilecekleri insan ile sınırlamamak :))

      Sil
  2. Güzel bir seri olacağa benziyor. Perdeler uçuşurken de hayal kurmak çok güzel değil mi? Bayılırım ben!
    Konuşma becerisi olmayan bir şeyle konuştum mu diye düşününce aklıma ilk ayna geldi :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Perdeler uçuşmasa da bayılabilirim; hayal kurmak nefes almakla eş değer benim için :) Aynayla mı konuşuyorsun, yoksa aynadaki yansımanla mı?

      Sil
    2. Kesinlikle aynayla yansımam pek umurumda olmuyor :)

      Sil
  3. blogunuzu yeni keşfetmiş olmama rağmen masalın devamını merakla okumayı bekliyorum :) burada nöbette olacağım ^^

    sorunun cevabı ise: karıncalarla ve tavşanlarımla konuşurum genelde ve kuşum ridwan ile ^^

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kontrole geldim, nöbet yerinde misin diye :)) Şaka tabii ki :) Hoş geldin :)İlginç bir cevap ve sırf bundan dolayı iadeiziyarete gelmek için sabırsızlanıyorum :)

      Sil
  4. hımmm anlamadım ki ama masalıııı, ne anlattığını anlamadım kiiii, açıklasana biraaaz :) illüs güzel olmuş nehir ve mektup zarfları ve çiçek görüyorum ama görsellik hoş olmuş :) ay konuşmak sıkıcııı, bizim ülke zaten gevezelerle dolu aman aman, keşke konuşma becerisi olmasa biraz sessizlik olsaaaa :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sana başlığı açıklayayım, o zaman şıp diye anlayacaksın :) "Büyükler İçin Eylülsel Masallar", en az iki farklı kurgu planı. "Fırtına" ise 9 bölüm sürecek ilki. Teşekkür ederim :))

      Çizimdekiler benim için nehir, ev ve ağaç olsa da nehir, mektup ve çiçek de tabii ki olabilir :)

      Konuşmak, sessizliği deneyimleyebildiğinde daha güzel ve değerli :)

      Sil
    2. heey şunu sordum yanii, masalı çamur heykel ağzından mı dinliyoruuuz :)

      Sil
    3. Evet, ama ikinci bölümde görüyoruz ki aslında bu bir kılıf olma hali. Bakınız, ikinci bölüm :))

      Sil
  5. Yazıların fazlasıyla hoşuma gitti :)) meraklandırıyor beni

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hey! Çok mutlu ettin beni :)) Meraklanıyorsan -ki ne şahane bir durum- yine gelsene :))

      Sil
  6. Güzel bir seri olacağa benziyor canım,sevdim bu hikayeyi:) diğer 2 ve 3. bölümü de okudum..
    Hayal kurmak ne güzel değil mi:)
    Bu arada Konuşma becerisi olmayan oyuncaklar evin her yerinde,oğlumun oyuncakları..Onlarla konuşurum zaman zaman:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Belki de öyle olur :) Teşekkür ederim :) Hayal kurmak şahane :)) Oyuncaklar bambaşka bir dünya!

      Sil
  7. hımm fırtınalı bir öyküü :) bakalım neler olacak :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Masalın tüm bölümlerine tek tek yorum yazdığın için teşekkür ederim :) Farklı bir deneyim oldu :)

      Sil