13 Ocak 2019 Pazar

Sevgili Neşeli Günlük 13119


Televizyonda sadece belgesel izleyen insanlardan biri değilim. O derece bir "entelektüel" olmayı hiç başaramadım. Gerçi bunu hiç istemedim. Boynuma fular bağlamayı takıntı haline getirmem kolay değil. Bunun yerine televizyonun üstüne dantel koymayı yeğliyorum. Tabii ki hayır; elbette entelektüel olmayı boyna bağlanan ipek kumaşa indirgemiyorum. Aslında günlüğün bu bölümünde konuyu "Bu akşam dizi izledim." gibi düz bir ifadeyle geçmek yerine biraz lafı dolandırıyorum. Televizyonda "Ulan İstanbul" vardı, belki ondan söz ederim diye yol yapıyorum. 😂 
****
Bir gün yol kenarında yürürken yağmurlanmış bir çiçekle karşılaştım. Üstündeki her bir damlacık sanki "yukarı bak" diyordu. Başımı göğe çevirdim ve bulutların terk ettiği mavilikte güneşin kudretini düşündüm. Bu ışık topu diğer yarım kürenin insanlarını aydınlatmak için vardiya değiştirdiğinde çiçeğin üstündeki su zerreciklerinden ancak çiçek ve damlacıklar haberdar olacaktı. Acaba bu yaşam sıvısı için iki kişilik bir farkındalık yeterli miydi? Yoksa günümüz insanının popülerleşme merakı onun için de mümkün olabilir miydi? Varsayalım ki en fazla "beğeni" alan su zerreciği büyüyecek ve sel olacak! Buysa gelincik için yalnızca bir hayal kırıklığıdır. 😲
***
Gazanfer Nevizade'nin biraz çapkın bir adam olduğunu öğrendim. Daha önce sözünü etmemiştim sanırım. Neredeyse kimsenin görmediği, ama konağının bulunduğu mahalle tarafından adeta efsaneleşen bu adam -ki onun için yapılan büstü göstersem birine benzetmen olasıdır- sevdiği kadınların kalbini güzel çiçeklerle çalabilmiş midir? İki çizgi arasına bıraktığım not sende bir merak uyandırdı mı? "Acaba kim olabilir?" diye kendince bir sorgulamaya giriştin mi? Lütfen başka düşüncelerle yorul; çünkü az sonra kimden bahsettiğimi söyleyeceğim. Hemen sonra. Şimdi. Hulusi Kentmen. 😍
**
Türkiye'de her sene onlarca dizinin üretildiği televizyonculuk sektöründe 2014 yapımı bir diziden tekrar gösterimleri dolayısıyla blog yazısı çıkarmak pek beklenir bir şey değil. Ancak "Ulan İstanbul"un izleyiciyle yeniden buluştuğunu gördüğümde -üstelik ana haber sonrası kuşakta- heyecanlandım. Uğur Polat, Erkan Kolçak Köstendil, Beyti Engin ve Zihni Göktay'ı izlerken son derece keyifleniyorum. Kandemir ve çetesi, kendilerince doğru bir neden için bir miktar para bulmak zorundadırlar ve bunun için sistematik hırsızlık olayları kurgularlar. Bu süreçte bir mahalleye taşınırlar ve kendilerini Nevizadeler olarak tanıtırlar. Çünkü mahallede uzun zamandır boş bir ev vardır ve bu ev Gazanfer Nevizade'nindir. "Yeni" Nevizadeler, mahallede oldukça popüler olacaklarını bilmezler. Mahalle bir sosyal medya platformu olsa Nevizadeler üst üste "beğeni" ve yorum alırlar. Tipik Türk annesinin abartılmış hali Şehriban, açgözlü ve uyanık Hayati, pencere sakini Servet ise Nevizadeler'in birbirinden renkli komşularıdır ve "Keşke benim komşularım olsalardı." diye iç geçirmeme neden olurlar. 😵
*
Güzel hissettiren şeyler hiçbir zaman eskimez. 😇


sana1soru: Hangi zamanın insanısın?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

10 yorum:

  1. Ulan İstanbul filmi düzenli izlemediğim ama baktığım bir diziydi, eksi samimiyetle gördüğümüz diziler şimdiler de yok denecek kadar az... Samimiyette nirvana ya çıkan Leyla ile Mecnun dizisinin bu yüzden sevildiğini düşünüyorum... Selam ve Dua ile...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. "Ulan İstanbul" farklı bağlamları olsa da bir "mahalle" dizisiydi ve bu sayede yakaladığı bir samimiyeti vardı. Biliyor musun "Leyla ile Mecnun"un hiçbir bölümünü izlemedim, merak ediyorum. Neşeli sevgilerle.

      Sil
  2. Şarkıya bayıldım :)
    Hangi zamanın insanıyım? Hımm bu zamanın insanıyım ya :D 1900lü yıllardan başlayarak doğduğum yıla kadar her yılından 1 günü deneyimlemek isterdim ancak henüz zaman makinesi icat edilmedi :D Ama başka zaman diliminde yaşamak istemezdim beni ben yapan bu zaman dilimi ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin :) Cevap vermekte biraz geciktiğim için hangi şarkı olduğunu unutmuşum, tıkladım ve evet ben de şarkıya bayıldım :)) Yorumunu sevdim, bence blogunu da sevebilirim, yakında oradayım :)

      Sil
  3. Nevizadeleri ben de severek izliyordum :)
    Şahsına münhasır bir aileydi :))

    Uzun zamandır bloglarda dolanamıyordum, yeniden yazılarınla karşılaşınca sevindim ♥

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nevizadeler de, komşuları da hakikaten nevi şahsına münhasır insanlar. Benim için di'li geçmiş zaman değil; çünkü hafta sonları izlemeye devam ediyorum :) Ben de sevindim; kalpli yorumumu aldığım için de tabii ki :))

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Ama neden? Biraz da anlatsaydın ya sana cazip gelen yanlarını :)

      Sil
  5. diziyi duymadım hiç. bizim hikaye ve erkenci kuşu mutlulukla izliyorum. nat geo wild sürekli izlediğim kanal yaa. güneş en sevdiğim güvendiğim şey. nevizade de kapandı of yaaa :) gelecekte yaşamak isterdim. bin yıl sonra filan. geçmiş ilgimi çekmiyor yaa. ama bir tercih olarak yanii, 1968 yılında pariste veya san francisco'da olmak isterdim. o gençlik kuşağı varmış yaa, flower power, çiçek gücü, konserlerde gezmek isterdim o yıllarda :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keyifli bir dizi, vaktin olursa göz atabilirsin :) Tekrarını izlemek için hafta sonları heyecanla televizyonun karşısına geçiyorum :) Güneşse değerli tabi. İlkokul çocuklarının resim kâğıtlarının da vazgeçilmezi aynı zamanda. Belgesel iyidir. İyi belgesel daha da iyidir. Öyle işte :)

      Sil