19 Ocak 2019 Cumartesi

Sevgili Neşeli Günlük 19119


Bu paragrafta birbirleriyle neredeyse alakasız dört konuya değineceğim. İlkini bu cümle ile tamamlıyorum ve ikincisine geçiyorum. "Günlük" yazmak hiç de fena değil. Günden not almak, belki üzerine biraz düşünmek ve kalem oynatmak çeşitli açılardan iyi bile olabilir. Aslında bugün suç dünyasının entelektüel suçlularından Raymond Reddington hakkında yazmayı tasarlıyordum; ancak o yazıyı başka bir güne erteledim. Farkında mısın, yaşamayı sevmek ve onu incelikle sürdürmek alınan nefesin gerçekten karşılığını verebilmek anlamına geliyor ki pek azımız bunu başarabiliyoruz.
****
Susadım. Mutfağa gidip bir bardak su hazırlayacağım. Hayır, sürahiden veya şişeden bir bardağa su boşaltmayacağım. Deneyimleyeceğim şey bu denli basit ve sıradan olmayacak. Suyun başında, sanki bir nehrin kıyısındaymışım gibi duracağım ve bekleyeceğim. Su akacak. Suyun akıyor olmasından dolayı şükredeceğim. Suya kavuşabildiğim için şükredeceğim. Suyu içebildiğim için şükredeceğim. Şimdi ben birkaç dakikalığına ekrandan uzaklaşacağım ve hayat sıvısıyla ruhumu yıkayacağım.
***
Çok gürültülü bir dünyada yaşıyoruz. O kadar çok sese maruz kalıyoruz ki kalabalıklar arasındaki güzellikleri gözden kaçırıyoruz. Bu günlüğü yazarken tuşların müziğini de üretiyorum. Bu benim için bayat seslerden değil. Ama senin için öyle olabilir. Hayatın "görecelik" diye bir özelliği var ve bu yaklaşım bir bakıma dünyamızı zenginleştiriyor. Elbette çok seslilik ile gürültüyü eşdeğer kabul edemeyiz.
**
Telefon için kullandığım yedek şarj aletinin aynı zamanda aydınlatma işlevi de bulunuyor. Açtım, ama kapatamadım. Vazgeçmesi için galiba gücünün tükenmesi gerekiyor. Muhtemelen saatlerce yanmaya devam edecek. Duvarda alışmadığım bir gölge var, sönmeyen cihaz sayesinde.
*
Yenilik kurgulanabilir bir heyecan olduğu kadar doğaçlama da yaşanabilir.


sana1soru: Yaşamaya dair en sevdiğin şey ne?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

12 yorum:

  1. El cevap: ...rağmen yaşamak

    Bazen ırmağın en bol aktığı yerde kalabalıkta olmaktan daha iyidir o suyun kaynağına yürüdükçe yalnızlaşmak.. daha taze, berrak, kirletilmemiş oluşu, kaynağa yakınlaştıkça anlam kazanır

    Selamlar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin :)

      Bazıları sakinlikten sakınır; ama okusalar şu yazdıklarını belki de sakinliğe koşacaklardır.

      Neşeli sevgilerle.

      Sil
  2. Soruna cevabım : Uyanmak, neden bilmem ama tekrar hayatta olduğuna şükredilesi birşey gibi geliyor bana.. Ne dersin ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu biraz da "uyanmak" ile neyin tarif edildiğiyle ilgili. Ne yazık ki pek çok insan için "uyuma sürecinin sona ermesi" gibi son derece mekanik bir tanımla açıklanabilir. Ama senin için daha farklı olduğunu düşünüyorum. Sen uyandığında hayatta olduğunu "fark edebiliyorsun". (Aslında düş sırasında da başka bir bağlamda "hayatta" olduğunu hissettiğini sanıyorum.) Sürekli bir hareket halindeyiz, yapılması gereken -aslında çoğu gerekmeyen- şeyler silsilesi ile boğuşuyoruz. Bunu bir çeşit "gürültü" olarak da ifade edebiliriz sanırım. Belki bir anlığına durup, aldığımız nefesi duyumsayarak içimize çeksek ve soluk borusundan geçişini "fark etsek" yine "tekrar hayatta" olduğumuza şükredebiliriz. Ama bu durum zannediyorum ki unutulmakta olan insan özelliklerinden. Henüz bildiğimiz, aklımızda olan ve yavaşlığıyla sıradanlıktan nispeten kurtulan "uyanmak" eylemiyle bu "tekrar hayatta" halini anlıyoruz. (Buradaki birinci çoğul kişi toplumun geneli için; yoksa bir müzisyen herhalde enstrümanıylayken de "tekrar hayatta" olduğunu hisediyordur. Gerçi bunu bilmiyorum, sanat aynı zamanda "iş" olduğunda acaba nasıl bir etki bırakıyordur?

      Sil
  3. Ben sabahlari, yeni bbir güne uyanmayi severim. Hele sicak kahvemin dumani tütüyorsa 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gün içinde uyuduğun olur mu? Yani uyanmaların arasında sabahı ayrı tutmanda hakiki bir kıyas var mı? Sabah kahvelerin için samimi "afiyet olsun"larımı yorumumun kanatlarına takıp uçuruyorum :))

      Sil
  4. Çok ruhsuzum ve bir cevap bulamadım soruya :(
    Sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ruhun müsait olduğunda düşünmek istersin belki :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  5. ay raymond yeni sezon başladı mııı. haber ver başlayıncaaa. çok heycanlı bi yerde kalmıştııı. günce tutmaya bayılırım. özellikle deftere yazmayaaa. liseden beri yazıyoms :) sabah keyifle uyanmak ve ağaçları kuşları görmek en sevdiğim şeey. bir de bebekler, çiçekler, çakıltaşlarııı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Koş koş başladı :) 5. bölüme geldi hatta. Bu zamana kadarki süreçten biraz daha farklı bir havası var bu sezon konu dolayısıyla. Red'in bir spor sahnesi var ki ilk bölümlerden birinde pek keyifli :) "Çakıl" vardı Taş Devri'nde, bilir misin onu? :)

      Sil
    2. heey sağol yaa izledim hepsini. yeni sezon da red başkan da formda. öyle heycanla izledim kii. spor evet :) taş devri çakıl bilinir tabisidekii :)

      Sil
    3. O spor sahnesini Instagram hesaplarına koymuşlar, arada açıp seyrediyorum, bu kadar cinayet dolu filmde böyle neşeli sahnelerin olması beni şaşırtıyor ve bir bu kadar keyiflendiriyor :) Bir de Bambam vardı Taş Devri'nde. Ya bir açıp bakayım :)

      Sil