20 Kasım 2020 Cuma

Blog Yazarlarına Öylesine Öneriler -3-

 
Yeni sözcükler veya alışılmadık sözcük öbekleri kullanmayı seviyorum. Bunlar zaman içinde bir çeşit tanımlayıcı hâline geliyor. Mesela "neşeli sevgilerle" ifadesi de böyle; Blog Mahallesi'nde bu öbeğin benimle özdeşleştiğini söyleyebiliriz sanırım. İçeriklerim her zaman ümitvar olamasa da en azından diğer blogları ziyaret ettiğimde olabildiğince mutlu ve umutlu yorumlar yazmaya gayret ediyorum. Mutlu Anlar Koleksiyoncusu deyip üzgün palyaço gibi dolaşmam biraz çelişkili olurdu, öyle değil mi?

****

Ne diyorduk? Yorumlar. Blog yazmanın bana göre en keyifli yanı, yorumlaşmanın sağladığı hakiki etkileşim ortamı. Sayıların hepimizi ele geçirdiği bu çağda yine de sayfa görüntülemelerini değil, yorumları önemsiyorum. Çünkü yorumlar, görüntüleme sayılarına göre okunmuşluğu daha fazla gösteriyor. Başka bloglardaki gözlemlerimi de içine katarak söyleyebilirim ki yorumları yazanlar da genellikle blog yazarı olan komşularımız oluyor. Elbette bu noktada nicelik değil, nitelik peşindeyim. İçerik hakkında hiçbir şey söylemeyen, geliş amacı sadece kendi bloguna Internet trafiği yaratmak olan "bana da beklerim"ci yorumların bende hiçbir duygusal etkisi yok... Blog Mahallesi tuhaf bir yer. Burada hâlâ insani ilişkiler ön planda. Nasıl ki günlük hayatta insanlarla yüz yüze iletişim kurarken belli bir emek vermemiz gerekiyor, buradaki ilişkiler de benzer bir hassasiyetle örülüyor. Diğer ağlardaki "takip edeni takip ederim" anlayışı Blog Mahallesi'nde çalışmaz. Yorum yazarak iadeiziyaret almanın tam bir geçerliliği yoktur. Yani "ben ona bir yorum yazdım, o da bana bir yorum yazar" düşüncesi karşılığını herkeste bulmaz. Burada diğer bloglarla ne kadar çok gerçek/samimi etkileşime girilirse o denli verimli bir yazma/okunma süreci elde edilir. Blog yazarına önerim;

Hem farklı bakış açılarıyla ufkunu genişletmek hem de nitelikli bir blog etkileşimi yaşamak istiyorsan diğer blogları okumalı ve onlara içten yorumlar yazmalısın.

***

Uzun zamandır bir düzen tutturmaya çalışıyorum, ancak henüz bu konuda başarıya ulaştığımı söyleyemem. Düzenden kastım yazmak ve okumakla ilgili. Bir süredir pazartesi ve cuma günleri içerik paylaşmaya özen gösteriyorum. Son güne bıraktığımda bunun stresini yaşadığımı fark ettiğim için yazılarımı bir gün önceden hazırlıyorum. "Blog Yazarlarına Öylesine Öneriler -3-"ü de aslında dün yazmıştım. Ancak düzenleme yaparken tüm sayfayı sildim ve ağ bağlantımda o an meydana gelen bir sorun nedeniyle "geri al" tuşu da işlemedi. Sonuç olarak, bir saatimi verdiğim yazı heba oldu. Eğer bunu bilgisayardaki yazma programında veya bir yazının önceki sürümlerini de görebileceğim dijital bir  platformda yazsaydım şu an yeniden zaman harcamam gerekmeyecekti. Bakış açımızı bir yazıdan bir bloga genişletelim. Teknolojik bir altyapı üzerine kurduğumuz bloglarımızda teknik sorunlar yaşayabilir ve içeriklerimizi kaybedebiliriz. Böyle bir durumda tabii ki üzülürüz, ama en azından blogu yedeklemiş olmak bir teselli ikramiyesi sayılabilir. Blog yazarına önerim;

Blog içeriklerini düzenli bir şekilde yedeklemeyi alışkanlık haline getirmelisin.

**

Sana göre iç güzelliği mi önemlidir, yoksa dış güzellik mi? Pek çok insan bunu ideal bir anlayışla "iç güzelliği" diye cevaplandırabilir. Ancak uygulamaya geçince cevabın pek böyle olmadığını kendimize itiraf etmeliyiz. (Belki sen gerçekten iç güzelliği önceleyen birisindir, öyleyse ne mutlu sana.) Açıkçası birinin önceden "iyi" bir hikâyesini duymadıysam ben de başta dış güzelliğe bakarım. Tabii bunu sadece insanlar açısından ele almayalım, konumuz bloglar. Bir bloga girdiğimde ilk başta genel düzeni incelerim. Eğer görsel gürültü yoksa, ziyaret ettiğim anlaşılır bir blogsa içim rahat bir şekilde devam ederim. Bu adımdan sonra baktığımsa yazı karakterleridir. Aslında ilk adıma dâhil edilebilir, fakat yine de ayrı bir grupta değerlendirmek istiyorum. Fazla büyük başlıklardan hoşlanmıyorum. Gereksiz bir göze batma hâli. Ayrıca dilimize uygun olmayan bir yazı karakteri kullanılmışsa o blogu ya okumuyorum ya da okurken ayaklarım geri geri gidiyor. Peki, "dilimize uygun olmayan" ne demek? Mesela "değirmen" yazdın ve öyle bir karakter seçtin. Ne oluyor? "ğ" haricindeki harfler seçtiğin karakterde görünüyor, ama "ğ" o karakterin standardında olmadığı için dışarıda kalıyor. Bu neye benziyor biliyor musun? Nehirin içine kocaman taşlar döşemeye. Küçük bir tercih hatası gibi görünse de akıcılığın bozulmasına yol açan ciddi bir sorun. Bir de Türkçe bilmeme rağmen okuyamadığım Türkçe yazılar var; okunsun diye açılan blogların bu denli zora sokulmasını aklım almıyor. Neden bu kadar süslü yazı karakterleri tercih edilir ki? Hangi yüzyılın tipografisi bu? Blog yazarına önerim;

Blogundaki tüm metinlerin Türkçe karakterlere uygunluğuna dikkat etmelisin, aynı zamanda sade yazı karakterleri kullanmalısın.

*

Akıntıya karşı yüzülebilir mi? Elbette. Eğer yüzücünün hızı, akıntının hızından yüksekse yüzücü lehine bir yer değiştirme de olabilir. Peki, akıntının tersine yüzen kaç yüzücü gördün? İnsan tembel bir canlı değil, ama neden durup dururken kendini zorlasın? İnsan kolaya yatkındır; olabildiğince az emekle çok iş yapmaya çalışır. Dolayısıyla bloglarımızda gereksiz adımların oluşmasına engel olmalıyız. Okurlarımız kısa yoldan sonuca varmalı. Mesela yorum kısmı yayına yerleşik değil de yeni pencerede açılan türden olursa bu boş yere bir zaman kaybıdır. (1) Ayrıca bir blogun bana her defasında robot olmadığımı hatırlatmasına ihtiyacım yok diye düşünüyorum. (2) Gereksiz yorumların (spam) önüne geçmek için uygulanan bir sistem, ama Blog Mahallesi'nde böyle "boş" yorumlar ne kadar var ki? Internet kullanımında bir blog veya sitede "yetişkinlere uygun içerik" ibaresi görürsek muhtemelen aynı şey aklımıza gelir. Bu, "Benim yazılarımı belli bir zihinsel olgunluğa erişmiş, kültürlü okurlar anlayabilir." demek değil. (3) Böyle bir uyarıyla karşılaştığım bloglara çekinerek giriyorum. Bu da ziyaretçileri yoran ilave bir hamle. Yok yere okur kaybetmeyelim. Son olarak sayfa görsellerine de değinip bu yazıyı bitireceğim. Bazen okuduğum blog içeriklerinde dikkat çekici fotoğraflar veya resimlemeler görüyorum. Onlara daha yakından bakmak için üzerlerine tıkladığımda görsel yeni sekmede açılıyor. Bakıyorum, kapatıyorum, bloga dönüyorum. Eğer birden çok merak noktam varsa bu defalarca tekrarlanıyor. Bunun yerine görseller yeni sekmede değil de mevcut pencerede büyürse okurlar için kolaylık olur. (4) Blog yazarına önerim;

Blogunda çeşitli ayarlamalar yaparken, seçiminin gerekliliğini ve kolay uygulanabilirliğini göz önünde bulundurmalısın.

Bahsettiğim düzenlemeler için işlem basamakları:

1*Ayarlar-Yorumlar-Yorum Konumu-Yerleşik

2*Ayarlar-Yorumlar-Okuyucu Yorumu Captcha Testi-Kapalı/Gri

3*Ayarlar-Temel-Yetişkinlere Uygun İçerik-Kapalı/Gri

4*Ayarlar-Yayınlar-Resim lightbox'ı-Açık/Yeşil

 
Bu yazı öncekilere göre biraz uzun oldu, buraya kadar geldiysen teşekkür ederim. Haftaya serinin son içeriğiyle "Blog Yazarlarına Öylesine Öneriler" tamamlanacak. Yine beklerim.


bu senin sorun mutluşka
Son zamanlarda hayatında neyi değiştirmek istiyorsun?

Neşeli sevgilerle, umutla...
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

>>> Bu blogda bir "Hatıra Defteri" var; sen de yazabilirsin :) <<<

32 yorum:

  1. İlk bahsettiğiniz konu gerçekten de önemli. Yazılarıma yaptığınız yorumlar beni çok mutlu ediyor, ne zaman "neşeli sevgilerle" ifadenizi görsem yüzümde de bir tebessüm oluşuyor doğrusu:) Sondaki soruyu dakikalardır düşünüyorum... Uzun zamandır günlerim hareketsiz geçiyor, bunu değiştirmek istiyorum. Biraz da uyku düzenimi:)) Bu arada öneri yazılarınız gerçekten faydalı, çok güzel düşünmüşsünüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bana öyleyse :) Tebessüm oluşturmaya geleceğim yine :) Uyku önemli bir mesele, umarım olumlu yönde değişir :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Vakit harcayıp özene bezene yazmışsınız ve katılmadığım tek bir öneri bile yok. Keşke herkes uysa. Daha iyiye ve kaliteliye hep birlikte ulaşsak. Pek sanmıyorum ama. Çünkü tüm bunlar emek ister.
    "Neşeli sevgilerle" gülümseten, iç açıcı, hoş bir dilek. Teşekkürler emeğinize. Sevgiler.💮💮

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu Blog Mahallesi'ne uzun zamandır emek veren bir komşumdan duymak güzel :) Çok sevindim :) Bir kişide bile olumlu bir değişime etki edersem bu yeter bana :) Teşekkür ederim :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  3. hiçbir zaman takipçi ve yorum kaygısı taşımadım. daha büyük ve yüksek takipçili blogum varken de önemli olan sadece benim kendimi ifade edebilme başarımdı. samimiyet her zaman karşılık bulur, ben buna inanıyorum :) kocaman sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı inanca sahibiz bu noktada :) Samimiyet her zaman karşılığını bulur :) Neyse, iyimserim de biraz gerçekçi olayım, "her zaman" değilse de "çoğu zaman" :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  4. neşeli sevgilerle demeni seviyorum ben hep gülümsetiyor :)
    sadece takibe aldım ben de beklerim yazıkları zaman o yorumları yayımlamıyorum artık ben sinirlerimi bozuyor :)
    blog yazılarını word dosyasında saklamak gibi mi demek istediğin aslında tavsiye ettiğim arkadaşlarım var bunu ama ben uygulamıyordum şimdi sen söyleyince bir gün blogum bir şekilde yok olursa çok üzülürüm önemli bulduğum şeyleri bir dosyaya kaydedeyim fikir için teşekkürler :)
    fotoğraflar ve yazı karakterleri bir de yorum kutusu benim de en çok takıldığım noktalardan ve dediğin gibi okunmayı gerçekten etkiliyorlar.
    bir de reklam yerleşimleri sinirimi bozuyor benim. yayınların arasında olmadık yerlerde oluyor bazı temalarda, anlayamıyorum reklam nerede yayın nerede hemen kapatıp çıkıyorum o zaman :)
    son soruna gelirsek hayatımda değiştirmek isteyeceğim birkaç şey olurdu mümkün olsaydı ama mümkün değil yine de bunlar beni ben yapan şeyler olduğu için de mutsuz değilim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de söylemeyi seviyorum :) O zaman sıradaki "neşeli sevgilerle"m sana gelsin :)

      Yedekleme için öyle bir programda da toplanabilir ya da sayfayı "pdf" formatıyla kaydetme/yazdırma tercih edilebilir. "jpg" formatıyla salt görüntü olarak da biriktirilebilir. Ayrıca "Ayarlar-Blogu Yönetin-İçeriği Yedekle" de kullanılabilir :)

      Reklamlarla ilgili eleştirilerim serinin son yazısında olacak :)

      Sil
  5. Ben bir şarkıyım :)) pinhani ne güzel olmuş ninni olunca. Önerilere bakacağım ve Blogger'ı sevme nedenim burdaki yazılanlar aslında. Instagram daha soğuk geliyor bana mesela :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilindik şarkıların ninni yorumları iyi bir fikir, değil mi? Bir albüm var böyle. Bu şarkı, o albümün en sevdiğim parçası olabilir :)

      En çok Blogger'daki sosyal ağ deneyimimi seviyorum :)

      Sil
  6. bunlar ne hoş öneriler cidden ince eleyip sık dokuyan bir kişiliğin var.bazı dahiler fazlaca düzenli olur bazı sanatçılar fazlaca dağınık olur. blog yazarları için durum aynı.güzel içerik üretip dağınık çalışan yahut nizam içerisinde olanlar var.ayrıntıcı değilim hiç olmadım.bu tür şeyleri hiç düşünmemiştim okuyunca aaa dedim.güzel bir seriydi bakalım haftaya neler var.hayatımda mesleğimi yada mesleğime karşı olan duygularımı değiştirmek isterdim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Düzenlilik mi, dağınıklık mı? Her ikisi de benim aslında :) Ayrıntıları seviyorum; bazen süreçleri zorlaştırsa da yaşam için büyük zenginlik :) Mesleğine karşı duyguların nasıl ve nasıl olmasını isterdin?

      Sil
  7. Yine altına imza atılası öneriler yazmışsın :) Hele o sayfama beklerimciler var ya... Neyse hiç girmiyorum o konuya :) Blogta görüntü kirliliği de çok önemli bir konu bence. Rengarenk ya da siyah fon üzerine neon renkli vb. bölüm bölüm her yerden başka bi'şey fışkıran blogları okuyamıyorum ben de. Tam da dediğin gibi "görsel gürültü". Çok yorucu oluyor, bakarken içim daralıyor. Kısacası katılıyorum önerilerine :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) "Bana da beklerimciler" bloglarımızdan uzak dursunlar :) Sonuçta kendimiz için bir güzel zaman Blog Mahallesi süreci, neden gürültüye/çirkinliğe maruz kalalım ki :) Ben ya terk ediyorum öyle blogları ya da biraz gönülsüzce katlanıyorum :)

      Sil
  8. "Blog yazmaya başladığım ilk günden itibaren yorumları denetimli yapmamıştım. Her ne yazılırsa yazılsın yorumların yazıyı çoğaltacağını, yazıya ve okuyanlara katkı yapacağını düşündüm hep. Sonuçta yorumların nitelikleri ne olursa olsun hayatın bir yansıması olacaktı. Düşüncem buydu ve bu düşüncemden de asla vazgeçmeyeceğim." gibi bir yazısında iddialı laflar etmiş ben dahi spam yorum-reklamlarla başa çıkamadım, denetimli yapmadım ama yakın bir zamanda Captcha Testi açtım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir okur olarak yorumlarımın blog yazarınca denetlenmesini robot sorgulaması yapılmasına tercih ediyorum :)

      Sil
  9. Çok güzel önerilerde bulunmuşsun.
    Bence yazmak özelinde blog yazmak emek isteyen bir uğraş ve kolayca popüler olmak isteyenlerin yapabileceği bir iş değil. Bu nedenle blog ortamı en nezih sosyal medya aracı. Her fırsatta yaptığım blog okumalarında bunu bir kez daha kanıksıyorum. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Zahmetli bir iş blog yazarlığı. Emek olunca kalite de az veya çok geliyor. Ne beklentiyle kullandığına da bağlı, ama bana diğer sosyal ağların vermediği keyfi veriyor burası :) Bu açıdan seviyorum Blog Mahallesi'ni :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  10. eveet üye görüntü sayısı filan önemli değil yorumlaşmak nefis bişi yaaa heycanlı daaaa mutluluk da veriyooo :) pandemi ve ekonomi değişsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İletişimi seviyorum galiba :) Yazının icadından hemen sonra bir mağarada yaşasaydım da duvarlara yazardım herhalde :) Sonra biri okusun isterdim yazdıklarımı, o da bir şey yazsa yanına ve sonra ben onun yazdığına bir şey yazsam falan... Ne güzel süreç :) Yorumlaşmak bunun daha teknolojik hâli işte :) Biz de geliştik tabii biraz bu arada :)

      Sil
  11. "Neşeli sevgilerle" dileği sizinle özdeşleşti sahiden. Her seferinde gülümsetiyor:)

    YanıtlaSil
  12. yedekleme konusunu dikkate almalı gercekten..
    ben sizin blogunuzun ismini hatıra yazmasını (tıpkı genclik cocukluk yıllarımızda oldugu gibi ) ilginc sorularını sevmiştim..
    bugunki cevap : paranın gelişini degiştirmek artırmak istiyorum.
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıların sonunda birer soru yazmayı seviyorum :) Bazen bunların sevildiğine dair yorumlar alıyorum, o zaman çok mutlu oluyorum :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  13. Açıkçası ben de ilk bloğun görünümüne falan bakıyorum. Gözüme hoş gelmesede okuyorum tabii ama bence görüntü de çok önemli. Güzel öneriler, teşekkürler=)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen blogunun görünüşüyle uğraşan birisin, farklı hâllerini hatırlıyor gibiyim :) Şu anki görünüşü oldukça şık ve uyumlu :) Ellerine sağlık :) Ben bazen büyük yazılardan veya renkten ötürü okumazlık yapıyorum açıkçası ziyaret ettiğim blogları :) Yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  14. Parmak bastığınız konular çok doğrular :)

    YanıtlaSil
  15. Okuduğumuz her yazıya fikrimiz olmayınca yorumumuzda olmuyor maalesef, çok ilgi alanının dışında bir blogsa mesela ne kadar sizin blogunuza yorumda yapsa siz sadece ziyaret etmekle kalıyorsunuz, sırf geldiğini belli etmek için bazen yorum yapayım aman alınganlık olmasın diyorum bu seferde kendimi yalancı hissediyorum. Son olarak sizin de değindiğiniz gibi Blog mahallesinde tutunmak için gerçekten samimi olmak gerekiyor. Güzel bir derleme olmuş ve çok doğru hususlara değilmişsiniz, emeğinize, kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu da çok önemli bir nokta :)
      Her yorum için iadeiziyarette bulunmak gerekir mi?
      Bence gerekmez.

      Ama yorum nitelik olarak değerliyse en azından yazanın blogunu görmek isterim. Peki, bu durumda illa yorum yazmak gerekir mi?
      Aslında yorum yazmayı hiçbir zaman gereklilik olarak görmüyorum, içimden gelirse yazıyorum. Bazen neredeyse bir blog yayını kadar konuşmuş/yazmış oluyorum. Bu ancak içten gelebilecek bir şey. Bunun tersi olarak sadece okuduğumu belli eden veya belli edermiş gibi duran bir iz bırakmayı (mesela "güzeldi" gibi) tercih etmiyorum :)

      Önemli olan samimiyet. Gelmişsin, böyle bir yorum yazmışsın, emek vermişsin, karşılığında aynı şekilde emek vererek cevap yazmak ve samimi olmak bana göre yeterli olmalı :) Bunun üstünde olan her şey "hayatın güzelliği" işte :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  16. Görüntü kirliliğine katılıyorum. Çok dağınık karman çorman bloglarda fazla vakit geçirmek istemiyorum, dikkatim dağılıyor ve sıkıyor. Bu yazı serinizi de çok beğeniyorum kendimizi geliştirme imkanı sağlıyor. Teşekkürler, elinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzenin azı da fazlası da zarar bana göre; dengede olmak lazım :) Beğenmene ve faydalı olmasına sevindim :) Teşekkür ederim :)

      Sil