23 Kasım 2020 Pazartesi

Körüklü Otobüs #Öykü


Bir varmış bir yokmuş... Evvel zaman içinde, belki de gelecekte... Kanatlı bir ülke, özgür kuşlar gibi gönlünce uçar, sonra da istediği yere konarmış. Derken günlerden bir gün, hiç olmayacak bir şey olmuş. Bu düşler ülkesinin kanadı bir nar ağacının dalına takılmış. Eskilerin deyimiyle, büyük bir zelzele meydana gelmiş. Ruhlar ve bedenler karışmış, her şey tepetaklak bir karmaşanın ortasında kalmış. 

****

Büyük yıkımın ardından, ülkenin kanatları acınacak hâldeymiş. Bunda hiçbir kusuru olmamasına rağmen nar ağacı çok üzülmüş. O gün bir söz vermiş; kanadı kırık ülke tekrar uçmaya başlayana dek bir daha çiçek açmayacakmış. Bu sırada yaşam diyarında çok şey değişmiş elbette. Ülke durunca yaşayanlar yola koyulmuşlar. Kâh yürüyerek, kâh planörlerle, kâh otobüslerle. İşte bu hikâyenin yazarı otobüsler arasında tuhaf bir şey fark etmiş ve düşmüş bu merak uyandıran gizemin peşine. Kuytu köşelerde beklemiş, olanı biteni gözlemlemiş: Körüklü otobüsler herkesçe bilinmiyormuş. Hatta bu otobüslerin yolcuları da diğer insanlarca görülmüyormuş. Bir gün körüklü otobüslerden biri durağa girdiğinde olanlar olağanlıktan çıkmış; şoför otobüsten inmiş ve çalıların arasına, yazarın yanına gelmiş.

***

- Kaç gündür kaç durakta olanı biteni anlamaya çalışıyorsun.

- Şey, siz beni görmüş müydünüz?

- Görmüştüm tabii. Benim görevim, güzergâhımdaki tüm ortanca ruhları bulmak ve onları Ora'ya götürmek.

- Nasıl yani?

- Benimle gel, yolda anlatacağım.

**

Hani her ayın 23'ünde Büyük Sanat Konseri olur ya Meydan Amfisi'nde. O gün benimle konuşan şoför, bu orkestranın akordiyon sanatçılarından biriymiş. Toplam on iki kişilik kadrosu varmış akordiyon çalgısının ve her ay biri seçilip körüklü otobüslerde şoför olarak görevlendirilirmiş...  Yayna, senenin on birinci şoförü. Eğer orkestradan çıkarılmazsa gelecek sene yine aynı zamanda körüklü otobüslerin direksiyonuna geçecek. Bu otobüsler farklı günlerde, farklı saatlerde, farklı güzergâhlara gittiğinden bütün şehri dolaşıyor. Yayna, ne de olsa sanatçı; özgür ruh, hayli çok seviyor işini. Sanki izini kaybettiği aşkını aramak için şehrin altını üstüne getiriyor gibi heyecanlı. Sürekli değişen güzergâhında, önünden geçtiği bütün balkonlara reverans yapıyor.

*

"Bu bir ilham otobüsü. Artistik dışavurumlar peşinde koşan kim varsa gün boyu duraklara doluşur. Otobüsün ne rotası ne de saati belli olduğundan bekler dururlar umutla. Nakit geçmez, kart işlemez. Herhangi bir kod da istenmez bu otobüse binilirken. Onun yerine "kançu" kullanılır, yani kişisel anı çubuğu. Bir insanın yaşadığı tüm duyguları bilir bu bellek makinesi. Aşkı, sevgiyi, saygıyı, nefreti, heyecanı, kaygıyı... Kalbe ne konarsa. Otobüs, durağa vardığında herkes dizilir. Sırası gelen, homurdanarak açılan kapının hemen yanındaki yuvaya kançusunu sokar. Eğer yeterince yaşanmışlık varsa ancak bu şekilde mümkün olur Ora'ya, yani Ortanca Ruhlar Amirliği'ne yolculuk."


bu senin sorun mutluşka
Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Neşeli sevgilerle, umutla...
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

>>> Bu blogda bir "Hatıra Defteri" var; sen de yazabilirsin :) <<<

24 yorum:

  1. Okurken animasyon filmler geldi aklıma, körüklü otobüsü ve kanatlı ülkeyi hayal ettim. Dolu dolu hayal gücüyle yazılmış bir yazı, hem masalımsı hem de anlamlı:) Kançu kısmını çok beğendim, hayal gücüne ve düşüncene sağlık:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki bundan sonra sağdan soldan devler çıkar, bulutlardan karıncalar düşer, müzikten insanlar doğar falan filan :) Her şey zihnimin içinde :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Kançu bölümü çok güzeldi hayran kaldım .. keşke gerçekte de öyle olsa..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Hem evet iyi olur, hem de hayır ya olmasın :)

      Sil
  3. hayal gücünün tüm farklı duraklarını çok seviyorum

    YanıtlaSil
  4. hahah çok eğlenceliydi bunu okuması, yine hayalgücüne hayran kaldım :) miyazaki filmlerinden bir sahne gibiydi devamı olsa yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayalgücüm adına teşekkür ederim :)

      Sen deyince bana da bir an öyle geldi, Komşum Totoro :) Hayır, blog komşum sessizgemi:)

      Sil
    2. Oooo Totoro en sevdiğim Miyazaki filmidir oleey :)

      Sil
  5. Ben sorunu veaplayayım: Beş yıl sonra kendimi daha farklı bir kurumda , farklı bir ünvanla ama bana mutluluk getirip getirmeyeceğinden emin olmayarak görüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilerim senin için her şey yolunda gider ve beş yıl sonra geleceğin nokta seni mutlu eder :)

      Sil
  6. Körüklü otobüsler bana da hep fantastik gelmiştir. Özellikle körüklü kısımda yolculuk ederken. Kançu fikri de harika 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O orta kısımda ayakta durmak tuhaftır, yer hareket eder falan :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Beş yıl sonra mı? Bilemiyorum. Pandemi hayal kurmama engel oluyor maalesef :(

    YanıtlaSil
  8. Hayal gücünü çalıştıran bir öykü. Renkli, eğlenceli... Çok sevdim:)

    YanıtlaSil
  9. devamı gelecek mi? çok ilginç bir hikayeydi, elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  10. iyimiş ve sayiden de çizgi film gibi bu hikaye ve sevimli. beş yıl sonra blog yazcaz tabiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çizgi filmim mi geldi acaba benim, biraz izleyeyim bari :) Teşekkür ederim :) Umarım beş yıl sonra da blog yazarım :)

      Sil
  11. Bu ilham otobüsünde "bir nevi" olmak sevindirici doğrusu. Devamı gelmeli.Beş yıl sonra kendimi istediğim meslek doğrultusunda emin adımlarla ilerleyerek hedefine ulaşmış biri olarak görüyorum umarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamı değil de ilişkili olduğu öyküler olabilir :) Teşekkür ederim :) Dilerim gelecek, senin için güzel gelecek :)

      Sil