16 Kasım 2020 Pazartesi

Ufak Bir Yanlış Anlaşılma #Öykü


Bizim kızlarla toplandık bugün. Geleneksel altın günümüzü gerçekleştirdik. Aaa hemen öfkelenmeyin, bir araya gelmedik. Cepten cebe, ekrandan ekrana. Şuursuz değiliz o kadar. Salgın hâlâ çok sert... Maalesef dijitalde gün yapmak zor, ama yine de bir şekilde buluşabiliyoruz ya buna şükür. Gün arkadaşlarım aynı zamanda çocukluk arkadaşlarım benim. Onlarla sohbet etmek bana çok iyi geliyor. İnsan, çocukluğuna karşı rahat hissediyor; hele benimki gibi bir hayatı varsa.

****

Çocukken annelerimizin günlerine gide gele arkadaşlık kurduk, sonra da bir daha hiç kopmadık. Haftada bir buluşuyoruz, annelerimizden öğrendiğimiz geleneği sürdürüyoruz... İçimizde en tutunamayan benim. Ne işim var ne de eşim. Huriye de bekâr, ama en azından çalışıyor. Mine'nin bir kızı oldu. Şermin hamile. Jale henüz anne değil, ama evliliği çok iyi gidiyor, tıpkı işi gibi. Hayır, tabii ki onları kıskanmıyorum, hepsi benim canlarım. Ama bazen bu tutunamamışlık neden bana denk geldi diye de üzülmüyor değilim. Çok üzülüyorum.

***

- Kızım, hadi gel, dizi başladı... Çay hazır.

- Tamam anne, özeti geçince geleceğim. 

- Fincanları doldurdum ama.

- Olsun, ben soğuk seviyorum.

Annemin yaşına gelince bile yaşamayı hayal etmediğim bir hayatı yirmi yedimde yaşıyorum. Teşekkürler evren! Herkesin enerjisini kabul ettin, döndürüp dolaştırıp güzellik verdin de benimkini neden böyle sömürüyorsun? "Olanda hayır vardır." derken "hayır"ı mı yanlış anladın bilmiyorum ki. Valla olumsuz düşünmüyordum.

**

Materyalist bir insan değilim. Öyle malda, mülkte gözüm yok. Ama bizim kızlar, karşımda türlü türlü güzellikte bardaklarla asortik kahvelerini höpürdetirken, ben rengi solmuş Mickey Mouse'lu kupamla sallama çay içiyorum. Hayat! Bu mu adaletin? Yıllarca didin, binlerce soru çöz, kazan üniversiteyi, git, bilmediğin bir şehirde yaşamaya alış, onca sınava gir, al diplomanı, sonra dön evine, annenin ve babanın dizinin dibinde otur. İş yok diye yakınmıyorum. Benimkisi yeni bir hayata başlama korkaklığı. Hiçbir şeye cesaret edemiyorum.

*

- Kızım, hadi gel, özet bitti.

- Tamam baba, geliyorum.

- Bir yandan da tavla oynar mıyız?

Salgın var diye evden çıkamayan babamın kahvehane arkadaşı oldum, iyi mi? Her işte bir hayır vardır. Ben şimdi çalışıyor olsaydım, evlenseydim ve başka bir şehirde mutlu mutlu yaşasaydım babamla böyle güzel hatıralar biriktiremeyecektim. Ah benim iflah olmaz Polyannacılığım. Ah benim gençliğim.

 


bu senin sorun mutluşka
Hayatın hiç kısır döngüye girdi mi?

Neşeli sevgilerle, umutla...
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

>>> Bu blogda bir "Hatıra Defteri" var; sen de yazabilirsin :) <<<

42 yorum:

  1. kahramana üzüldüm ama hep böyle gidecek değil ya :)

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten çok samimi bir yazı olmuş. Mickey Mouse'lu kupa işte o kısım efsaneydi bence. Kaleminize sağlık. İnsanın hayatının bir yerinde kısır döngüye girdiğini düşünüyorum. Bir rüyayı bile ikinci kez görmüş gibi oluyorum bu gayet normal geliyor o zamanda. Yani evet. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mickey Mouse'un doğum günü varmış bu hafta, hiç bilmiyordum ve tesadüf oldu :) Teşekkür ederim :) Ben daha önce hiç aynı veya benzer rüya gördüğümü hatırlamıyorum, ama bu pek çok kişi tarafından anlatılagelen bir durum, acaba nasıl bir his :)

      Sil
    2. Evet,öyle. Tam olarak garip bir his hemde çok.
      O anı yeniden yaşıyormuş gibi hissettiğimde ilk dediğim şey "Ben bu sahneyi bir yerden hatırlıyorum." diyorum ve ne yalan söyleyeyim bir zaman sonra "Acaba hangisini yeniden yaşayacağım?" diyorum. Ama hiçbir zaman tahmin edemiyorum. Hemde hiç :)

      Sil
    3. Her insan kendi gizemiyle yaşıyor işte :)

      Sil
  3. Mickey mouse'lu kısım çok güzeldi:) Bir şeye başlama korkumuz geçmediği sürece kısır döngüye mahkumuz bence, ama dönem dönem bunu da yaşamak lazım:) Sevgilerle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim :) Başlamak çok ciddi bir enerji gerektiriyor, muhtemelen sürdürmekten daha fazla. Dolayısıyla bazen sadece o başlama eşiğini geçmek yeterli oluyor. Belki "gerisi çorap söküğü gibi gelecek" ifadesi de buna benzer bir şeydir :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  4. Ay ya senin anılarınnmış gibi okudum çok samimiydi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlara baktığımda genel olarak bir sıcaklık hissedildi bu öyküde, herhalde güncel meselelere yer verdim diye :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  5. "Ama bazen bu tutunamamışlık neden bana denk geldi diye de üzülmüyor değilim

    Benimkisi yeni bir hayata başlama korkaklığı. Hiçbir şeye cesaret edemiyorum."

    aaaa ben diye garip garip bakarak okudum. :( gaipten bir şeyler mi fısıldadım kulağına acaba.

    Kısırı hiç sevmem, seveninde neden sevdiğine anlam vermem ama Kısır döngü mevzusundan sıyrılmayı , attığım adımlara rağmen kiramadim henüz, malesef.Sertap gibi bir çaresi bulunur elbet diye umudumu diri tutuyorum sadece

    YanıtlaSil
  6. Peki yorum yazdiktan sonra sarki sürprizden Sertap'ın çıkması ve benzee bir mottoda şarkının olması :)

    Yok yok fısıldama işinde var bir iş:)
    Neşeli, sevgilerle 🌞

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de fısıldamışsındır, ben de fark etmeden duymuşumdur :) Sonra da bu öyküyü yazmışımdır :) Kısırı pek severim, ama kısırla marul yemeyi sevmem :) Kalp kalbe karşıymış demek ki :)

      Sil
  7. Hayat her şey için en doğru zamanı bekler. Sizinde zamanınız elbet gelecektir ki bence her an değerlidir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyküden bağımsız olarak ben de zaman konusunda benzer düşünüyorum; hayatta her şeyin bir zamanı vardır :) Kalbi temiz tutmak lazım :)

      Sil
  8. şimdi bu karekter benim olmaktan korktuğum karakter tam olarak bu.hani diyor ya annemin yaşında bile olacağım hayal etmediğim bir yere 27 yaşımda geldim diyee orası pek etkiledi.soruna gelince koleksiyoncu hayatım belirli aralıklarla kısır döngüye diriyor çarkında dönen bir hamster gibi hissdeiyorum çoğu zzaman.sonra açık bir bilinçle fiziksel olarak aynı şeyleri yapsamda zihinsel olarak değişmeye çalışıyorum.neden sonra yorulup kendimi yine akıntıya bırakıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazı için yazılan yorumlara bakınca aslında beklemediğim ölçüde karşılığını bulduğunu görüyorum. Dilerim sen bu öykünün karakterinin yaşadığı süreci yaşamaz ve dilediğin ömrü deneyimlersin :)

      Kısır döngü ile hamster örneğini bir arada hiç düşünmemiştim, ufkumu açtın :)

      Sen hiçbir zaman aynı sen değilsin, hep değişiyorsun :)

      Sil
  9. eh şu anda binlerce kız böyleeee, kısır döngüdeee :) kısır severim döngüye girmem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef. Afiyet olsun :) Bu dileğim, kısır yediğin bir vakit kulaklarına konsun :)

      Sil
  10. Duygularıma tercüman olan bir yazı :)) Güldüm valla kusura bakmayın :) İnsan kendine de gülüyor bir yerden sonra ama. Ben ne yapacağım merakla ve endişeyle bekliyorum. Tünelin sonunda ışık mışık yok şimdilik ama. Hayırlısı.. Umarım evren hayrı, hayır olarak anlamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir açıdan bakınca kendi duygularına gülüyorsun ki bu da ya kendinle barışık olduğunu gösterir ya da işlerin pek yolunda gitmediğini :) Dilerim tünelin içi ışıltılı olur ve oradaki güzellikleri de görebilirsin :) Sonunda zaten ışık olsun :)

      Sil
  11. Yaşadıklarına rağmen iflah olmaz iyimserlik en sevdiğim duygudur :) yaşasın tüm Polyannalar :)
    Güzel hikayeydi canım :)

    YanıtlaSil
  12. O diğer gün kızlarının ağzından yazsan eminim onlar da aynı soruyu sorar. Herkesin hayatı kısır döngü, tüm hayatlar rutin. Özneler, nesneler, mekanlar farklı ama aynı döngüye hapsolma hissi hep aynı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok değerli bir tespit. Özde aynı sorun yaşanıyor, ama sanki 1001 suratlı bir tiyatro oyuncusu, kılıktan kılığa giriyor, ayırt etmeden :)

      Sil
  13. Ama biraz cesaret lâzım! :) Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  14. VALLA BENCE TADINI ÇIKAR ANNE BABA GİBİSİ YOK..NE GÜZEL...

    YanıtlaSil
  15. Hayatın gerçeklerini barındıran güzel bir öykü olmuş. İlgiyle okudum ve çok beğendim:) Kaleminize sağlık. Sevgilerle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatın gerçeklerini duyumsamamak mümkün değil :) Çok teşekkür ederim :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  16. işsizlik kısmını görmezden gelerek aile sıcaklığının yazıya yayıldığını belirtmek isterim. hiç zarar gelmesin bu tabloya..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu hissetmiş olmana sevindim :) Hayatın kendi içinde bir kâr-zarar hesabı, dengesi var işte :)

      Sil
  17. Benzer şeyler yaşıyoruz diyelim :D benim de bütün arkadaşlarımın sevdiceği var evlenip çocuk yapan da var kıskanmam onları hiç ama insan bazen durup düşünüyor tabi ölene kadar bir başına mı olacağım diye :) üniversite bitip işsiz kalan tayfadanım ben de alanımda iş yok yüksek lisans falan yapmak zorundayım deniyorum ama olacak mı bilmiyorum. başka bir iş aramayı denemedim çünkü yüksek lisans ile uğraşmadığıma pişmanlık yaşarım korkusu var bir yandan. bazen sürükleniyorum gibi hissediyorum hayat içinde. ama bunu düşünmek de istemiyorum sürüklene sürüklene bir yere varırım diye polyannacılık ediyorum ben de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir an "seni mi yazdım acaba farkında olmadan" diye düşündüm :)

      Arkadaşlarına mutluluk, çocuklarına da iyi bir ömür diliyorum :)

      Kendin için hiç öyle düşünme, demek ki zamanı gelmemiş, sen kalbini aç, güzellikler kapını çalar eminim :)

      Eğitim ve iş sıkıntılı konular; dilerim planladığın adımlar seni iyi etkiler :)

      Her alanda biraz yaratıcı düşünmek lazım sanırım bu çağda, işinin olası uygulamaları kadar "acaba ben bir ... olarak ne yapabilirim" diye de bakmak lazım.

      Sürüklene sürüklene buradan geçtin, senin için iyilik ve güzellik diledim, dilerim sıradaki durağında daha iyi ve güzel bir hayatın olur :)

      Neşeli sevgilerle :)

      Sil
    2. Kendimi biraz düzelteceğim:
      ***
      Bir an "seni mi yazdım acaba farkında olmadan" diye düşündüm :)

      Arkadaşlarına ve sevdiceklerine mutluluk, (onların) çocuklarına da iyi bir ömür diliyorum :)

      Kendin için hiç öyle düşünme, demek ki zamanı gelmemiş, sen kalbini aç, güzellikler kapını çalar eminim :)

      Eğitim ve iş sıkıntılı konular; dilerim planladığın adımlar seni iyi etkiler :)

      Her alanda biraz yaratıcı düşünmek gerek sanırım bu çağda; işinin olası uygulamalarının dışına çıkarak "acaba ben bir ... olarak bu zamana kadar bu alanın alışılagen çalışmaları dışında daha başka ne yapabilirim" diyerek daha geniş açıyla bakmak lazım.

      Sürüklene sürüklene buradan geçtin, senin için iyilik ve güzellik diledim, dilerim sıradaki durağında daha iyi ve güzel bir hayatın olur :)

      Neşeli sevgilerle :)

      Sil
  18. Yazını çok sevdim, Mickey Mouse'lu kupayı kesinlikle tercih ederim :)
    Soruna cevap veremiyorum çünkü bunu düşünmek dahi istemiyorum, girdaba giriş var çıkış yok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazımı çok sevmeni sevdim, yani buna sevindim :) Girilmiş ve girilecek girdaplardan umutlu çıkışlar diliyorum senin için :)

      Sil
  19. Blog içinde ki her şeyi sırasıyla okumaya ve hepsinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum ama bu yazınız bana “düşüncen değişirse sen de değişirsin” mottosunu hatırlattı. Yaşanmışlıklarımızın bizi daha çok biz yaptığı, güçlendirdiği günlerimize :) Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin :) Yorumun için teşekkür ederim :) Faydalı içerikler sunabilmişsem ne mutlu bana :) Kesinlikle; düşüncen değişirse sen değişirsin. Çok düşünüyorum bunun üstüne, ama düşünceleri değiştirmek pek kolay değil :) Neşeli sevgilerle :)

      Sil