7 Haziran 2021 Pazartesi

Yirmi Üçüncü Pazartesi #Haftalık

 

Senenin yirmi üçüncü pazartesisinde hayatıma bir not daha bırakıyorum. "Öz disiplin" önemli bir kavram. Literatürde nasıl geçtiğinden emin değilim, ama kişinin herhangi bir şey yaparken kendi kendine karar alması ve bu süreçte kendini denetleme süreci olarak tanımlanabileceğini sanıyorum. Uzunca zamandır salgın şartları altında yaşıyoruz ve toplum olarak öz disiplinimiz çok zayıf. "Sosyal mesafe" ne kadar zor bir kural olabilir ki? Ama oluyor pek çokları için. "Maske takmak" ne kadar zor bir kural olabilir ki? Ama oluyor pek çokları için. Böyle bencil ve saygısız insanlar yüzünden mecburen toplum içine karıştıkça acaba hastalık kaptım mı diye telaşlanıyorum ve süreğenleşen bir streslilik hâliyle boğuşuyorum.

****

"Sonsuza Dek" dizisini tamamladım. Farklı bir konusu olduğu için şans verilebilir olduğunu düşünüyorum, ancak potansiyelin yeterince değerlendirilemediği kanaatindeyim. Sezonu yarıda bıraksaydım pek eksik kalmış olmazdı... "Normal İnsanlar" bu hafta başlayıp bitirdiğim, tek sezonu on iki bölümden oluşan bir dram dizisi. İsmini çekici bulduğum için izlemeye başladığım 2020-Birleşik Krallık/İrlanda yapımı dizi, bir kitaptan uyarlama. Başlarken bir gençlik dizisine denk geldiğimi düşündüm, ancak olaydan çok psikoloji ve duygular üzerine yoğunlaştığından aslında bu yönüyle her yaştan seyirciye hitap edebilir.  Pek çok soruya cevaplar sunduğunu düşünüyorum: İnsanlar, hayatlarının farklı dönemlerinde nasıl değişebilir? Sevmek nedir? Bir insan, başka bir insandan dolayı utanabilir mi? Aile, insanın hayatını nasıl etkiler? İnsanlar birbirlerinin kaderine nasıl dokunur? Dönüşümler, değişimler ve kayıplar üzerine bir hikâye. Filmi izlemek istersen öncelikle içerik ve izleyici kitlesine ilişkin işaretlere bakmanı öneririm. İlkine 6, ikinciye 8 puan veririm.

***

Nasıl ki kuaförlerin, berberlerin kapalı olduğu dönemlerde insanlar kişisel bakımlarını elden geldiğince kendileri yapar oldu, benzer şekilde evin de boya ve badana işleri bu kaderi paylaştı. Salgın süreci insanın sınırlılıklarını belirlemesine ve kendini tanımasına yardımcı oldu aslında.

**

Biri bana hayallerimi sordu ve hiç hayalim olmadığını acı bir şekilde bir kere daha fark ettim. Hiç hayalim yok ve her günüm sanki bir öncekinin eski bir fotokopi makinesinde kopyalanmış hâli gibi.

*

Son paragraf.



bu senin sorun mutluşka
Rüyanı belirleyebilecek olsan ne görmek isterdin?

Neşeli sevgilerle, umutla...
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder