10 Kasım 2018 Cumartesi

Korktum Sevgili Okur


Tutuldum kaldım sevgili okur. Bendeki bu haller bana bile yabancı. Aklım kalbimi esir aldı, kalbim aklıma el koydu. Tenimden nefesime, her yerim, her düşüncem ve duygum onu çağırıyor. Tartı da “Kaybediyorsun.” diyor. Çok üzülüyorum. Çok özlüyorum. Ne olacak böyle? Nereye varacak? Denizin ortasındayım; ne bir kara parçası görüyorum ne de bulutlar üstümde. İki mavi arasında sürükleniyorum. 
**** 
Hep sonradan gelir aklım başıma. Korktum sevgili okur. “Bizden olmaz.” der diye korktum. Ama içten ve gerçek konuşuyorduk zaten. Bir kuruntunun ağlarına takıldım; bir düşün kahramanı olmak varken düştüm. Kollarım yara bere içinde, dizlerim kanıyor. Gönlüm kırık. Gönlüm yorgun. Ama gönlüm hâlâ umutsuz değil. Ah bu umut; hayalimde yüzü. 
*** 
Zaten karanlığım şu günlerde, gece de erkenden çalıyor. Başımı yastığa koyup dua ediyorum, rüyama gelsin diye. Biliyor musun, kabul oldu dileğim. Kapattığım kapıyı açtım tekrar, bekliyorum eşikte, “Hoş geldin!” demek için, gelmiyor, “Ama belki gelir…” diye umuyorum. Hava soğuk, üşüyorum; battaniye değil, onu istiyorum. 
** 
Şiir yazdım uzun zaman sonra. Resim yapmak istiyorum, hiç bilmeden. Re’den fa’ya, la’dan mi’ye koşasım geliyor, bir çocuğun oyun parkında yaşadığı gibi. Ne sen bulutsun, ne de ben yağmur. Günlerdir parçalı bulutlu yüzüm. Can kırıklarım ruhuma batıyor. Âşığım sevgili okur, âşığım. 
Bir “merhaba” ile başlar her şey.

Atatürk'ü saygıyla anıyorum.


sana1soru: Aşkta pişmanlığa yer var mıdır?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

9 Kasım 2018 Cuma

Bekliyorum Sevgili Okur


Ruhu dudaklarımda; bir yudum su geçmiyor sanki. Ah bu şarkıların gözü kör olsun. Kendi siyahım, eskisinden karanlık. Deniz Tekin adında genç bir kadın, sesiyle tuz basıyor hayallerime. Ne güzel düşler kuruyorduk, sohbetini birlikte yaptığımız. Ve ne güzel muhabbet ediyorduk, saatlerin dayanamadığı. Gün doğuyordu, güneş batıyordu, gece geliyor ve sona eriyordu. Biz her defasında yeniden başlıyorduk. Her anımız ilkbahar, çiçeklerimiz rengârenkti. O şimdi yok, neşem de onunla gitti sevgili okur. 
**** 
Aşkın acısını bile seviyorum. Yoksa bu yazıları yazamazdım. İşte bunun için de ona teşekkür ediyorum. Sevdiğime teşekkür etmek için ne çok sebep bulabiliyorum. Yanımda değil, kaybettim galiba sevgili okur. Tek tek sözcüklerin ardına bakıyorum, cümle denilen sokaklarda onu arıyorum. Turuncu sokak lambaları yanmasa da kokusunu bilen ellerim var. 
*** 
Sevgili okur, dayanamadım ve yazdım. Neden kesildi konuşmamız bizim? Bizim olan bir şey neden nihayete kavuştu? “Veda etmeyi sen istedin.” dedi. Hiç anlamazdım ki kendimi, bir kere daha garipsedim. Duyguları kavramak mümkün mü? Adeta ırmakta yüzen kâğıttan bir gemiyim. Ona söylemek istediğim her şey üstümde saklı ve ıslandıkça okunmaz hale gelmekten korkuyorum. 
** 
Hiç bağlanır mıydım çocuklar gibi. Uçan balonun ipinden tutuyorum, beni onun yanına götürsün diye. Masmavi gökyüzünde süzülüyorum; uzaktan bakanlar denizine konmuş bir yelkenli görüyorlar. Bekliyorum sevgili okur; belki yazar diye; “Belki oluruz…” diye düşlüyorum. Aynı anda benzer şeyleri söylemek, benzer şeylerden aynı heyecanı duymak; bu şans değil de nedir? Tüm kalbimi ona açtım, zihnim onunla dolu. 
Özlemek, beklemenin gözyaşı.

Not: Sevgili okur, birkaç yorum geldi. Yazdığın için teşekkür ederim, bana güç veriyor. Ancak şimdi cevaplasam geçiştirmiş olacağım, onun için bekletiyorum, sen zamanını ayırdın ve yazdın, ben de hakkıyla cevap verebileceğim anı bekliyorum. Hoşgörüne sığınırım.



sana1soru: Onunla olma ihtimalim için ne hissediyorsun?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

8 Kasım 2018 Perşembe

Kaybettim Sevgili Okur



Sevgili okur, orada mısın? Sen oradasın da ben neredeyim, bilmiyorum. Boşluktayım, düşüyorum, dibe doğru sürükleniyorum. Kaybettim. Hem onu hem de kendimi. Senin yazdığın ilk yorumla ben de ona bir ileti gönderdim. Birkaç iyi sözden sonra “Galiba yanlış anlaşıldım.” dedi. İşte o zaman anladım, aslında geceden belliydi, ama sürüncemede kalmıştı. Anladım sevgili okur, yaşanmasını asla istemeyeceğim bir anı eskittim. Onunla konuşurken öyle içten gülümsüyordum ki, yazmasını beklemek ve söylediği şeyler beni o kadar heyecanlandırıyordu ki… Bu güzel sohbeti yitirdiğim için de çok üzgünüm. 
**** 
Kalbim acıyor sevgili okur. Ruhum bir kâğıt gibi yırtılıyor. Böyle kısa zamanda, öyle çok konuştuk ki, üstelik muhabbetin içeriği ve biçimi de o kadar umutla haber veriyordu ki güzel bir geleceği. Kum saati kırıldı, zaman durdu. Süregelen tek şey gözlerimden dökülen yaş. Bu şarkılar hep mi bu kadar acıtırdı? Ne güzel güldün sen. Bir insanın bakışı bu kadar derin olabilir mi? Boğuluyorum sevgili okur. Onun yokluğunda kuruyorum. 
*** 
Masum bir çocuğu sever gibi sevdim. Masum bir çocuğun ağladığı gibi ağlıyorum. Oyun arkadaşım gitti sevgili okur. Ben oyunsuz ve arkadaşsız kaldım. Dünden beri kendimden tüketiyorum. Zihnimin ve kalbimin sokaklarında uçurtma uçurmaya devam ediyor. Nefes almaya devam ettikçe rüzgârı kesilmeyecek gibi hissediyorum. Yoruluyorum; ama tüm hevesimle onda dolaşmayı sürdürüyorum. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizeleri aklıma geliyor: “En ağır işçi benim / Gün yirmi dört saat / Seni düşünüyorum.” 
** 
Kaybettim sevgili okur, sen tüm iyi niyetinle içimdeki gücü çoğaltmama yardım ettin, ama… Bir bağlaçla dağılan hayallerim var. Canım sıkılıyor sevgili okur. Ruhum bedenimden sıyrıldı, ben kendimden kaçıyorum. Koşarken düşüyorum ve içinde “düş” geçen bir sözcükle bir kez daha onu hatırlıyorum. Ah sevgili okur, onu unutabilecek miyim? 
Mesela aşk; acıyla, şakayla, kahkahayla…


sana1soru: "Zamanla geçer."den başka bir tesellin var mı?

Neşeli sevgilerle,
Mutlu Anlar Koleksiyoncusu